Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.
05 Aralık 2012

“Başbakan çocuklarını okul kapısında beklemiyor”

 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi haftalık rutin basın toplantısını, Ankara Şube Başkanı Ali Hakkan ve Ankara Şube Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Tezcan Karakuş Candan’ın katılımıyla gerçekleştirdi.   Okullardaki serbest kıyafet bugün Mimarlar Odası’nın da gündemindeydi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi Sekreter Üyesi ,Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi  ve Uluslararası Mimarlık Birliği’nin ( UIA)  Çocuk ve Mimarlık çalışma grubunun Türkiye Temsilcisi olan Tezcan Karakuş Candan bir açıklama yaptı. Uzun süredir çocuklarla çalıştıklarını söyleyen Candan Başbakan’ın okul kıyafetleri hakkındaki açıklamalarını eleştirdi. Güvenli kentlerde yaşamadıklarını bu nedenle okul formalarının çocuklarının korunmasında ve kollanmasında ilk anda göze çarpan simgesel bir kıyafet olduğunu, okullarda ve okul dışlarında öğrencinin güvenliğini sağlayan bir zırh olduğunu söyleyerek,  güvenli bir kentte yaşamadıklarını  ailelerin çocuklarını korumak için okul kapılarında beklediğini hatırlatan Candan “Başbakan çocuklarını okul kapısında beklemediği için bunu anlamasını da beklemiyoruz” dedi. Candan şu şekilde konuştu: “ Başbakan okul formaları için faşizme karşılık gelecek, tek tip bir uygulama şeklinde açıklamalar yapıyor. Güvenli olmayan kentlerde sokakta çocuğun üzerinde belirleyici bir simgenin bulunması tercih edilen bir yöntemdir. Haftanın belirli günlerinde serbest kıyafet uygulaması pek çok okulda yapılıyor. Önlük ve forma bir çocuğun korunmasına yönelik simgedir, serbest kıyafet ile ilk bakışta bile okullara kimin girip çıktığı denetlenemez. Bu ülkede aileler tedirgin şekilde okulların kapısında çocuklarını bekliyor, Mimarlar Odası olarak 10 yıldır çocuklarla doğrudan çocuk ve mimarlık çalışmaları yürütüyoruz. Bugüne kadar 25 bin çocukla çalıştık, çocuklar büyüklerin kendilerine bir şey dayatmalarını istemiyor,  özgürlük istiyorlar. Bu özgürlük mekanın özgürleşmesi  ile doğrudan orantılıdır” dedi.   

Candan şöyle devam etti: “Başbakan tek tip konusunda hamasette bulunuyor, okulları mimari olarak tek tip hale getiren AKP hükümetidir. Selçuklu ve Osmanlı tipi mimari ile okullar tektip hale getirilmektedir. Çocuklara değer vermek, çocuklara haklar tanıyarak, çocukları katılımcı yaparak onların güvenli ortamlarda özgür büyümesine olanak sağlayarak olur. Önlük ve formaya tek tip olarak bakılmaz, öğrenciyi koruyan önemli bir simgedir, meclisin açılış günü de resepsiyonlar da nasıl onlar smokin giyiyorlarsa, öğrencilerde önlük ve forma giymeli… önlüklerin formaların kaldırılması, kısa kollu giyilmesinin yasaklanması kabul edilemez”

 Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Ali Hakkan ise bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi: “ Okulun son günlerinde bizlerde okula serbest kıyafetle giderdik ve okula birkaç gün serbest kıyafetle gitmek çok keyiflidir. Yalnız bu uygulamanın sosyo-ekonomik bir tarafı da var, İmkânı olmayan öğrenciler her gün farklı bir kıyafetle gidemeyecek ya da daha kötü kıyafetlerle gidecek. Öğrencilere eşitsizliği de getiriyor, doğru bulmuyoruz” 

“O koltukta oturma” 

TOKİ konusunda Erdoğan Bayraktar’ın son dönemlerde yaptığı yolsuzluk açıklamalarına karşılık olarak Mimarlar Odası’ndan “istifa et” sesi yükseldi. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Ali Hakkan: “ Öncesinde de söylediğimiz gibi, TOKİ tüzel kişilik olarak Başbakanlığa bağlı bir kurum. Neredeyse hiç denetlenemeyen bir kurum. Geçtiğimiz günlerde TOKİ Başkanı “ TOKİ’de bir yolsuzluk olsa ben istifa ederim” demişti. TOKİ konutları ile ilgili K. C grubun yaptığı işlere ilişkin olarak inşaatların bitirilmediği, nitelik olarak biten konutlarında kötü durumda olduğu ve vatandaşların tapu almak için kapıda beklediği gibi basına da yansımış olan açıklamalar var. TOKİ’ deki süreçler sıkıntılı, yolsuzluk iddiaları var, bunlar hukuki şeyler bununla ilgili bir şey söylemek istemiyorum ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın başında olduğu bir kurumdur. Erdoğan Bayraktar gereğini yapmalı üstüne gitmeli ya da istifa etmeli” dedi. 

Şube Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Tezcan Karakuş Candan Bayraktar’ın Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak görevine devam etmesini gayri - etik olarak niteledi:  “ Erdoğan Bayraktar, hem Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm projesi ile ilgili olarak özür diliyor, hem K.C gurupla ilgili dolandırıcılık diyor, hala Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koltuğunda oturuyor. O koltukta oturmaması gerekiyor.”   

DDK denetlesin

TOKİ’nin Devlet Denetleme Kurulu tarafından denetlenmesi gerektiğini belirten Candan  şunları sözlerine  ekledi: “TOKİ kent ölçeğinde yürütülen rant projelerinde epey yol kat etmiş durumda. 21 bine yakın insanla da davalı durumda. Devletin müteahhitine dönüşen TOKİ konutta yapıyor, okulda yapıyor, kaldırımda yapıyor, barajda yapıyor, her şeyi yapıyor. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu TOKİ’nin yaptığı projeleri tüm çalışmaları denetlemeli, Cumhurbaşkanı’nın bu konuda aktif bir çaba içinde olmasını önemsiyoruz. Çünkü o kaynaklar bizim kaynaklarımız bizim paralarımız.”

Gökçek’e ödül anlamsız

Ali Hakkan ödülü değerlendirdi: “ Büyükşehir Belediyesi Birleşik Arap emirlikleri’nde Livecom ödülü almış. Dışarıdan bakınca sevindirici gibi görünüyor ama bizim ulaşılabilirlik, engeller, Ankara’daki hava kirliliği konusunda endişelerimiz var. EGO’nun insanların saat 12’den sonra evlerine gidememesi kararı alınıyor, Avrupa kentlerinde 24 saat yaşayan kentler vardır.  Bunları düşününce Aldığı ödülü çok anlamsız buluyorum”  

“Gökçek giderse Ankara yaşanılabilir kent olmaya aday olur.” 

Büyükşehir Belediyesi’nin Birleşik Arap Emirlikleri’nden aldığı yaşanılabilir kent ödülü ile ilgili olarak  eleştiride bulundu. Candan, “Ankara yaşanılabilir bir kent olabilirdi Melih Gökçek 2014 seçimlerinde giderse hala olabilir. Bir kentin yaşanılabilir bir kent olması için belli kriterler var, o kentin  hava kirliliğinden arındırılmış olması gerekir, O kentte yaşayanların ayrımcılığa uğramaması gerekir, Melih Gökçek sıkça  kim oy verdi, kim oy vermedi ayrımı yapar. İfadelerinde ve uygulamalarında cinsiyet ayrımcılığı da yapıyor.  Yeşil alanların ve parkların ranta kurban edildiği bir şehir. Meydanımız yok toplanamıyoruz, Şuradan çıkıp AOÇ’ye kadar yürüyemiyoruz, yürüyüş aksımız yok. İki tane T şeklinde metro hattımız var, Avrupa şehirlerinde 30-40 hat varken. Toplu taşım araçlarının yetersiz kaldığı 18 yıl bitiremediği, metro çukurunda bir vatandaşımızın öldüğü bir şehir oldu. Ankara güvenli bir kent değil, suç oranı yüksek bir kentte yaşıyoruz. İnsanlar işsiz, iş olanakları yaratacak yatırımlar yapılmıyor. İşsizlikten kaynaklı da suç oranı yükselen bir kentte yaşıyoruz.  Ankara’da Hastanız olsa saat 24.00’da paranız yoksa hastaneye gidemezsiniz, çünkü o saatteki otobüsler kaldırıldı. Belediye yaşanılabilir kent ödülünü alıp cam bir dolaba koyabilir ama kentte yaşayanlar olarak öyle hissetmiyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri’nden bakınca Ankara yaşanılabilir kent olabilir ama İsviçre’den veya Viyana’dan bakınca öyle görünmüyor” dedi.   

“TMMOB’un mücadelesini yok etmek istiyorlar

Son zamanlarda tartışılan TMMOB kanununa değinilen toplantıda, Kanunun, iktidarın meslek odalarını susturmak için uygulamaya geçirmek istediği vurgulandı. Kamu yararına sonuçlanan davaları açmalarının engellenmek istendiğini de belirten  Hakkan şöyle açıkladı : “ Özellikle İstanbul’da olan çılgın projelerin maddi karşılıkları oldukça yüksek. 150 milyon dolarlık rant projeleri bunlar ve bunlara özellikle Mimarlar Odası dava açıyor. Rant projelerini engellemek için dava açıyor. Bakanınsa yeni yapmış olduğu açıklamalarına göre Mimarlar Odası’nın artık dava açamayacağı yönünde “odalara düzenleme yapıyoruz artık dava açamayacaklar şeklinde”  bu demektir ki TMMOB düzenlemeleri bilinçli olarak yapılıyor. TMMOB’nin kamusal birikimi ve hukuki süreçlerdeki müdahalesi yok edilmeye çalışılıyor.

Candan da konu hakkında şunları dile getirdi: “ Eğer bir mücadele süreci başlatıyorsanız Karşınızdaki Başbakan da olsa, yönetici de olsa  Eğer toplum yararına uygulama yapmıyorsa Mimarlar Odası hiç tanımadığı insanlar için mekanları savunmakla yaşam alanlarını savunmakla ve dava açmakla yükümlüdür.  Bu süreçlerde artık yerel yönetimlerin de değil, hükümetin kendisi ile karşı karşıya kaldık. 2009 yerel seçimlerinde Başbakan’ın Mimarlar Odası’nı da hedef gösterdiği oldu. “Davalardan kaynaklı iş yapamaz duruma geldik” şeklinde. Davalardan kaynaklı iş yapamıyorsanız, yaptığınız işlerin doğru olmadığını tescil ettiriyorsunuz. Bu biraz da kendini ihbar eden bir açıklamaydı. Toplum yararına olarak, TMMOB birlik ve meslek odaları olarak hem hukuksal olarak hem de eylem merkezli mücadelesini yürütüyor. Bu da  rant projesi üzerinden yürüyen projelere zarar veriyor. Sonra bir ferman çıkıyor, padişah fermanı gibi, “TMMOB yasası değiştirile”,“TMMOB’un gelirleri kısıla”, “üyeleri ile arası açıla”, böylelikle yandaş bir TMMOB ve meslek odaları yaratmaya çalışıyorlar. Bunun karşısında olacağız, bu oyunlarını açığa çıkartacağız. Bugün itibari ile kapalı kapılar ardında yapılan rant projelerini etkisizleştirmeye çalışan yasa görünür olduğunda, TMMOB olarak, mimarlar olarak eylemliklerimiz görünür olmaya başlayacak. Bizim bulunduğumuz taraf iyiden, güzelden ve yaşanılabilir kentlerden ve bir dünyadan yanadır. Karşımızdaki ise rant projelerini engellediğimiz için bu kadar üstümüze geldiklerine göre rantdan yana bir yaklaşımdır. Şu anda örgütün sadece  mimar, mühendis ve plancıların imza atabileceği bir imza kampanyası TMMOB tarafından başlatılmıştır. Bütün meslektaşlarımızı örgütlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

Candan, yasa tasarısının bedeli ne olursa olsun meclisten geçmemesi için mücadele edeceklerini sözlerine ekledi.

AOÇ’de Başbakanlık projesini kim hazırladı?

Kent gündemine dair gelişmeler hakkında bilgilendirme de yapılan toplantıda Birlik Parkı ve AOÇ hakkında yakın zamandaki gelişmelere değinildi.

Hakkan dava sürecinin devam ettiğini belirterek bilirkişi raporlarının hala mahkemeye ulaşmadığını söyledi. Hakkan projeyi kimin yaptığını sordu: “ AOÇ davsında bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra biliyorsunuz ki Başbakanlık davaya müdahil oldu ve bilirkişi raporları hala iletilmedi. Başbakanlık sarayı AOÇ’de yükselmeye devam ederken, Bilirkişi raporları hala mahkemeye iletilmiş değil. Bilirkişi raporlarının sunulması konusunda çok uzun bir zaman geçti. Başbakan katıldığı bir toplantıda bir milim bile alanda ağaç kesilmediğini söylüyor, AOÇ’de ağaç kesildiğini basınla birlikte tespit etmiştik. Televizyonda bunu söylese de AOÇ’de ciddi miktarda ağaç kesildi. Büyükşehir Belediyesi’nden inşaat ruhsatı konusunda bilgi istemiştik, bu bilgiyi bize gönderdi. Yalnız projeyi kimin hazırladığı bilgisini 15 günlük yasal süre geçmesine rağmen belediye henüz bilgiyi iletmedi.”

“yargı süreci hızlanmalı”

AOÇ ile ilgili olarak Candan  “ AOÇ’de büyük bir katliam ve suç yaşanıyor, Başbakanlık binası iki vinç kule ile yükseliyor, yargı sürecinin hızlanmasını bekliyoruz, sürece doğrudan müdahele bekliyoruz. Dava sürecinin hızlıca çözülmesine engel teşkil eden her kurum yapılan bu katliamın sorumlusu olacak. 36 bine ulaşan AOÇ imza kampanyamız devam ederken, Uluslararası aktivistleri de harekete geçirecek ikinici destek imza kampanyasını başlattık” dedi.

Birlik Parkı davası ile ilgili olarak Ali Hakkan şu yorumu yaptı: “Birlik Parkı davasını dava sonuçlandı. Kazandık. Büyükşehir Belediyesi davayı temyiz etmedi. Bu da davayı kesin kazandığımız anlamına geliyor. Demek ki Birlik Parkı’nda doğru bir şey yaptık ve Büyükşehir Belediyesi bizim isteğimizle aynı noktaya geldi “

Candan “Birlik Parkı konusunda Büyükşehir Belediyesi’nin, Mimarlar Odası’nın kazandığı bir davayı ilk kez temyize taşımadığı” yorumunu yaptı. Kent gündemi ile Seksene yakın davaları olduğunu da dile getirdi.

Okunma Sayisi : 10408
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 13.11.2019 - 15:00:14
Şu an 73 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları