Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.

PROJEYİ YÜRÜTEN   MİMAR                      : ADNAN ÖZTÜRK

PROJENİN YÜRÜTÜLDÜĞÜ OKUL               : GÖLBAŞI ANADOLU LİSESİ

PROJENİN UYGULANDIĞI YAŞ GRUBU     : 10. SINIF ÖĞRENCİLERİ

PROJENİN UYGULANDIĞI TARİH               : 16.04.2004

PROJE KONUSU                                            : MİMARLIK MESLEĞİNİN TANITIMI        

MİMAR VE MİMARLIK MESLEĞİ

        ‘Mimar’ Kelime anlamı olarak İmar eden anlamındadır. Yani belirli estetik, geometrik, ve sayısal kurallara göre ‘Yapı Yapan Kişi’ anlamına gelmektedir.

Bu günkü anlamına göre ise mimar yapının şeklini, biçimini, kullanım amacını, fonksiyonunu, estetiğini ve hangi malzemeler ile yapılacağını önceden teknik projeler çizerek tasarlayan ve bu yapının inşaatı süresince projeye uygunluğunu denetleyen kişidir.

Gerçekte mimar yapının tasarımcısı olduğu gibi yapının taşıyıcı sisteminin estetik görünüşü ve yapıya yerleştirilecek elektrik, ısıtma, havalandırma,  izolasyon gibi teknik donatımların yer ve biçimlerine karar veren başlıca teknik elemandır. Bir başka anlatımla mimar adeta bir orkestra şefi gibi bir mimari projenin tamamlayıcısı olan taşıyıcı sistem hesaplarını yapan inşaat mühendislerini, çeşitli makine ve elektrik tesisatlarının projelerini hazırlayan Makine Mühendisleri ile Elektrik Mühendislerini yönlendiren bir nitelik taşımaktadır.  

Böylece mimar çevremizdeki yapıları ve dolayısıyla kentsel dokuyu oluşturan en önemli teknik kişidir. Ancak yine mimar teknik bir eleman olduğu kadar aynı zamanda ve belki de daha fazla bir sanatçı niteliği de taşımaktadır. Mimar biçimlendirdiği  yapının içindeki işleve uygun bir düzende olmasını sağlarken biçimsel bir estetik  ve teknolojik sağlamlık  arayışı içindedir.

Mimarlığın kökeni olarak; insanların çeşitli tehlikelerden ve tabiat olaylarından korunmak için mağaralara yada inlere sığındıkları dönemleri takip eden zamanlarda; özellikle avcılık ve toplayıcılıktan uzaklaşarak sabit bir yerde yerleşme eğilimi göstermeleri ile ilk barınaklarını yaparak ilk yerleşimleri oluşturdukları düşünülmektedir. Dünyada yapılan arkeolojik araştırmalar en eski yerleşimlerin günümüzden 8000 ila 7000 yıllarına tarihlendiğini göstermektedir. Türkiye için önemli bir nokta da dünyadaki  en eski  konut ve yerleşim örneklerinin Çay  Önü,  Çatal Höyük gibi alanlarda yani Anadolu’da yer almasıdır. İşte tarihin bu bilinmeyen döneminden günümüze kadar geçen binlerce yıllık sürede barınaktan konuta, basit toplantı yapılarından tapınaklara ve  de gelişkin planlı yapı komplekslerine kadar sayısız türde yapı insanoğlu tarafından inşa edilmiştir. Kimisi Efes harabeleri gibi binlerce yıldır ayakta olan bu yapıların içinde bazıları da Edirne Süleymaniye Camii’ sinde olduğu gibi yüzlerce yıldır yeni mimarlara ilham kaynağı olan bir estetik ve  teknolojik harikalardır.

Günümüzde Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde toplam 38 bölümde mimarlık eğitimi verilmektedir. Ülkemizin sahip olduğu köklü Mimarlık ve Mühendislik eğitimi altyapısı, İnşaat sektörünün itici gücü olmaktadır. Türk inşaat firmaları uzun yıllardır yurtiçi ve yurtdışında farklı yapı türleri taahhütlerini başarı ile yürütmektedir.

Mimar eserleri ile bütünleşen kendisinin olmadığı zamanlarda bile eserleri ile anılan kişidir. Bu nedenle sizde belki bir gün Eserleri ile ölümsüzleşen "Mimar" olacaksınız.(Gazi Üniversitesi İntrenet Sayfasından)

 

MİMARLIK MESLEĞİ SAHİPLERİNİN YAPTIĞI BAŞLICA FAALİYETLER:

         Mimarlık mesleği sahibi günümüzde çok farklı alanlarda çalışmaktadırlar, Mimarlar okuldan mezun olduklarında herhangi bir mimarlık bürosunda çalışabilmekte, kendi bürolarını kurarak serbest olarak çalışabilmekte,  özel inşaatlar için projeler hazırlayabilmekte, Yarışma projelerine katılabilmekte veya devlet kurumlarında, Belediyelerde alışabilmektedirler.

         Çalışma koşulları olarak eğer devlet dairelerinde çalışmaları durumunda normal memurlar gibi mesai saatlerine uymaktadırlar. Eğer serbest olarak çalışacaklarsa o işyerindeki iş yoğunluğuna göre mesai saatleri değişmektedir.

         Mimar olan kişilerde genellikle çalışma saatleri için şanssızdır diyebilirim çünkü projelerin yetişme zamanına göre çoğu zaman sabahlara kadar çalışma gerekebilmektedir. Fakat bu süre ne kadar yorucu olsa da o derecede zevkli ve neşeli geçmektedir.

         Mimar çalışma süresi boyunca daima işin sahibi ile veya işin asıl sorumlusu ile karşılıklı iletişim halindedir. Bu nedenle kendisini anlatabileceği işi ile ilgili düşüncelerini aktarabileceği sorumlu kişilerle her zaman iç içedir.

         Mimar olan kişiler işleri gereği sık seyahat edebilmektedirler çünkü mimar olan kişi çalışma şartlarına bağlı olarak iş mahalline sık gitmek zorundadır. Bu işyeri kimi zaman şehir içi kimi zaman şehir dışı ve beklide ülke dışı olabilmektedir.

 

MİMARIN İLİŞKİDE OLACAĞI DİĞER MESLEKLER:

         Mimar İş hayatı boyunca diğer meslek sahipleri ile beklide en fazla ilişkide olan kişidir. Yapacağı projelerde beraber çalışacağı Şehir ve Bölge Plancıları, Makine Mühendisleri, Elektrik Mühendisleri, Peyzaj Mimarları, İç Mimarların yanında ayrıca yapacağı projenin özelliklerine göre diğer meslek sahipleri ile de beraber çalışır. Eğer bir okul parojesi yapıyorsa okulu kullanan Öğretmenlerle eğer bir Hastane Projesi yapıyorsa hastane yetkilileri ile ve bunma benzer diğer proje ilgililer ile görüşmek ve o kişilerle fikir alış verişinde bulunmaktadır.

         Burada bir konuyu açmakta fayda olur sanıyorum : Belki mimar deyice sözünü ettiğimiz iç mimar ve peyzaj mimarlığı ile karışıklık olabilir. Bu nedenle birbirinden ayırmak adına kısaca bu iki mesleği de tarif edelim.

         Peyzaj Mimarı: Binanın çevresi ile uyumunu sağlamak ve yeşillendirmek adına o binanın veya binaların bitkisel planlamasını ve bina etrafında kalan boş alanların mimarın tarif edeceği şekilde bitkisel planlamalarını yapan kişidir.

         İç Mimar: Binanın içerisinde ve odalarda kullanıma uygun olarak dekorasyon amaçlı yerleşimler yapan kişidir. Yani bir oturma odasının dizaynını koltukların yerleştiriliş şeklini ve o oda içerisinde yapılacak eklentileri düzenleyen kişidir.

 

ÇALIŞMA ORTAMI:

Mimarlık mesleği her zaman insanca çalışma şartlarının bulunduğu mekanlara yapılır, çünkü başkalarının hayatlarını planlayan kişi, başkalarının yaşama ve çalışma mekanlarını planlayan kişi öncelikle kendi çalışma ortamını bir mimara yakışır şekilde modern ve sıhhi bir tarzda dizayn etmelidir. Bu nedenle mimarın çalışma mekanları daima iyi düzeydedir.

         Mimar çalışma hayatı boyunca daima kendisi gibi meslekten olan insanlarla beraber çalışacaktır. Çünkü çoğu zaman yapacağı projeler bir veya daha fazla mimarın ortak çalışması ile beraber ortaya çıkacaktır.

 

ÇALIŞMA SÜRESİ:

       Günlük çalışma süresi yukarıda da değindiğimiz gibi eğer bir kamu kurumnda çalışılmıyor ise serbest çalışılıyor ise  belli değildir. Bu bazı gün 24 saat olabilmekte bazı gün ise 3 saatte bitebilmektedir. Bu tamamen mimarın çalışma disiplinine, iş yoğunluğuna ve başarılı bir mimar olup olmamasına bağlıdır.

 

MESLEĞE HAZIRLANMA:

         Mesleğe girebilmek için mimarlık eğitimi veren Üniversitelerden birisinden mezun olmak şartı vardır. Okul süresince 2 kez 1 er aylık süre için staj süresi vardır. Bu stajların bir tanesini büroda çalışarak, diğerini ise şantiyede çalışarak geçirmek zorundadır. Buradaki amaç mimar adayının okulda gördüğü eğitimin dışarıda uygulamasını görerek kafasında olayı daha iyi canlandırabilmesi ve uygulamayı görebilmesi içindir.

         Bu okullara giriş şartları hepinizin bildiği gibi üniversite imtihanında belli puan alınması ile mümkün olabilmektedir.

 

İLK İŞE GİRİŞ:

         Mimarın ilk işe girebilmesi değişik şekilde olabilmektedir. Eğer bir kamu kurumunda çalışmayı düşünüyorsa o kuruma yazılı başvuruda bulunarak veya o kurumun, kurumların genel eleman çalıştırma prensiplerine uyarak olabilmektedir. Eğer bir başka mimarın yanında çalışmak istiyorsa diğer mimarlarla bu konuda karşılıklı görüşerek iş başvurusu yapabilmekte, Bu konuda devamlı olarak basında çıkan eleman ilanları ile olabilmekte, Ayrıca bu konuda ayrıca mimarlar odası ve Mimarlar derneği gibi kurumlarla ilişki kurarak yardımcı olabilmeleri istenebilmekte, Üniversitelerde okutman, hoca olarak çalışabilmekte ve en önemlisi Mimar serbest çalışmak üzere büro açabilmektedir.

 

MESLEKTE İLERLEME:

         Kazanç: Mimar toplumda daima iyi yaşayan kişi olmalıdır. Bu tüm dünyada böyledir. Fakat buda bir yerde arz talep meselesi olduğundan yani ihtiyaçtan fazla meslek sahibi varsa meslek sahiplerinin ücreti o nispette azalmaktadır. Türkiye’nin özel durumu nedeni ile genç nüfusun fazla olması ve yetişen nüfusa göre iş imkanı sağlanamaması nedeni ile genellikle ücretler çok iyi olmayabilir. Bu sadece mimarlık için değil tğm meslek dalları için aynıdır. Bu konuda mimarlığın bir avantajı diyebileceğim bir konu ise başarılı olana mimarlar kendi ücretlerini kendileri belirleyebilmekte ve bu krizden daha az etkilenebilmektedir.

İş Bulma Olanağı: Mimarlar genellikle okuldan mezun olduklarında hemen iş bulabilmeleri yine az önce değindiğimiz gibi Türkiye’nin genel istihdamına bağlı olarak değişmektedir. Fakat eğer iyi bir üniversiteden mezun olup birazda kendinizi başarılı buluyorsanız iş bulma konusunda sıkıntı çekmeyeceğinizi sanıyorum.

İş Bulma Olanağı ve Mesleğin Geleceği:  Mimarlık mesleği insan hayatı var oldukça gelişecek bir meslek dalıdır. Bu nedenle mesleğin geleceği daima parlak olacaktır. Her medeni toplumda insan önce kendi mekanını güzelleştirme ihtiyacı duyar yani evini, işyerini, sokağını, caddesini, gezinti yerlerini ve her türlü yaşama mekanını düzenler bu nedenle bu işleri yapacak ilk kişi mimardır. Önceden Mimar her şeyi bir evin içini, dışını, bahçesini, sokağını, yolunu, parkını, okulunu, her türlü kamu ihtiyaç binalarını ve hatta şehri planlatan kişiydi, Ülkemiz geliştikçe ve bu işleri yapan kişilerde sınıflara ayrılarak farklılaştı, bu gün mimar bir binanın bütününü düşünürken, bahçeyi peyzaj mimarları, evin içini iç mimarlar planlayabilmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz ilk bölümde olduğu gibi yine orkestra şefi MİMAR dır.

         Türkiye genç ve gelişmekte olan bir ülkedir. Türkiye geliştikçe mimara olan ihtiyaç artacaktır. Buradaki temel kavram mimar olmaktan önce iyi bir mimar olmaktır.

Meslek Mensubunun Bağlı Bulunduğu Odalar ve Dernekler:Mimarlar mezun olduktan sonra Çalışacakları şehirde bulunan Mimarlar Odasına üye olmak zorundadırlar. Bu Kanun gereği mesleğini yapabilmenin şartıdır.

Ayrıca Mimarlık ile ilgili bir çok dernek vardır bu dernekler mimarlık mesleğini veya mimarlığın bir bölümünü ilgilendiren ortak çıkarlar etrafında örgütlenmişlerdir. Bu Derneklere üye olmak tamamen mimarın insiyatifindedir.

İşe Girebilmek İçin Kanuni Özel Şartlar: İşe alınmak için diploma haricinde başka bir belgeye ihtiyaç your. Bu konuda çalışılacak işyerlerinin özel şartları ne ise ona uyulma zorunluluğu vardır.

 

 

ÇALIŞANLARDA ARANAN NİTELİKLER:

Fiziksel Özellikler: Mimarın işe girebilmesi için farklı bir fiziksel özelliğe ihtiyacı yoktur. Sadece Mimar her zaman topluma örnek olacak kişi olmalıdır. Bu her genç insanın uyması gereken genel bir kuraldır.

Yaş: Mimarlık mesleği için yaş engel veya katkı değildir. Bu konuda belki deneyim biraz etkili olabilir ki buda her meslekte aynıdır.

Boy Ağırlık: Mimarlık mesleği boy ve ağırlıkta engel veya katkı değildir.

Yetenekler: Mimarlık mesleği öncelikle çok çalışılarak yapılacak ve çalışıldıkça öğrenilebilecek bir meslektir. Bu mesleği yapacak kişiler her türlü gelişime açık olmalı, toplumda daima fikir sahibi olmalı,  Kültürlü, seviyeli ve örnek olmalıdır. Sizinle iş ortamında çalışacak kişiler önce sizin kılık kıyafetinize ve hemen arkanızdan sizin fikirlerinize bakarak sizinle iş yapacaktır. Sizin işteki başarınızı daha sonra görecektir. Eğer başarılı olduğunuzu anlarsa işe devam edecektir.

Mimar önce kendisini kabul ettirmeyi bilmelidir. Ortaya koyduğu projeyi sağlam fikirlerle savunabilmelidir.

Mimar davranışları ile hem doğal hem de farklı olduğunu hissettirmelidir.  Çünkü Mimarın ve Mimarlık mesleğinin altında sanat ve sanatçı kimliği vardır.

 

SONUÇ: Mimarlık mesleği önce sevilerek yapılacak, çok çalışılacak, bazen uyumadan sabahlanılacak, fakat işin sonunda elinizde çalışmanızın bir ürünü olan eserinizin olduğu ve ileride o eserinizin gerçekleştiğini gördüğünüzde mutluluk duyacağınız, gurur  duyacağınız bir meslek dalıdır.

Çalışmanın ve başarılı bir eğitimin sonunda hem maddi kazanç hemde manevi kazanç daima iyi olmaktadır.

 

 

 

 

Adnan ÖZTÜRK

Mimar

        

 

Okunma Sayisi : 18354
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 18.10.2019 - 10:16:55
Şu an 78 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları