Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞLEMLER

1          Alan Tanımı

1.1        Konum ve Sınırlar

Öneri Doğal Sit Alanı, Ankara Kenti’nin güneydoğusunda, Mamak ve Çankaya İlçeleri sınırlarına giren  İmrahor Vadisidir. İmrahor Vadisi güneyinde Eymir Gölü, kuzeyde de Mamak  Viyadüğü ile sınırlanan ve Ankara’nın Metropoliten alanı rekreasyon sisteminin en önemli halkasını oluşturan, Mogan ve Eymir su sistemi ikilisi ile bütünleşebilecek bir rekreasyon alanı  kapasitesinde olan yaklaşık 3526 ha.’lık  bir alandır.

Ankara çayının bir kolu olan İncesu Çayı’nın içinden geçtiği vadi, kent merkezine 5-6 km uzaklıkta, Seyranbağları, Büyükesat ve Mutlu Mahalleleri arasından başlayıp, güneye doğru yaklaşık    8 km uzunluğunda 300-400 m genişliğinde uzanarak güneybatıda Eymir Gölü ile sonlanmaktadır. Bu alan, Mogan ve Eymir Gölleriyle belli jeolojik ve ekolojik özellikleri birbirine bağlantılı bir su alanıdır. (ŞEMA I)

Alanın sınırları, batıda Oran Yolu, doğuda Ankara Çevre Otoyolu, kuzeyde Türközü Mahallesi, güneybatıda ise Eymir Gölü ve ODTÜ Ormanı olarak tanımlanmıştır. (EK 6-7) 

1.2        Kent Makroformu İçindeki Yeri

İmrahor Vadisi, Orta Anadolu’da Tuz Gölü ile başlayıp, Ankara Mogan ve Eymir Gölü ile devam eden önemli bir su havzasının devamı olarak başkentin ortalarına dek uzanmaktadır. Mogan, Eymir akarsu sistemi ile Elmadağ’dan gelen derelerle beslenen İmrahor Vadisi içerisindeki akarsu, Mamak-İncesu-Topraklık yönünde giderek zayıflayarak devam etmektedir. (ŞEMA I I)

Çankaya İlçe Belediyesi’nin güney sınırında yer alan bu vadi yoğun gecekondu yerleşmelerinin çok katlı yapılaşmaya dönüşüm baskısı altındadır. Aynı şekilde Çankaya, Mamak semtlerini bağlayan viyadük yolun altından itibaren Mamak İlçe Belediyesi sınırları içerisinde devam eden  İmrahor Vadisi’nin yamaçları üzerindeki yoğun gecekondulaşmanın getirdiği olumsuzluklar, vadinin doğal yaşamını ciddi ölçüde tehdit etmektedir.

Vadi için 1992 yılında hazırlanmış ve onaylı olarak halen geçerli olan durumda olan 1/5000 ölçekli Nazım İMAR Planı, bu alanın Ankara bütünü için önemini yansıtmaktan uzak ve planlama kararları bakımından yetersizdir. 2015 yılı için öngörülen 1/100 000 ölçekli Ankara Makroform Şeması’nın temel ilkelerine göre (8.md): bu vadi, kentin etrafında oluşturulacak yeşil kuşak ile istenilen mikroklimatik etkiyi yaratmak için uzunluk ve genişlik bakımından aranılan fiziki poyansiyele sahiptir.

İmrahor Vadisi, coğrafi yapısı itibarı ile önemli bir rüzgar koridoru olarak kentin mikroklimasını olumlu etkiler. Başkentin güneyinde, bu günkü haliyle doğal bir eşik olarak konumlanan vadinin güney yamaçları, coğrafi kademeler halinde yükselerek Elmadağ ile buluşmaktadır. Ankara için çok önemli bir spor ve rekreasyon alanı olan Elmadağ’ın bu vadi ile ilişkisi doğrudandır. Ve büyük bir su toplama havzasının coğrafi unsurları arasındadır. Dolayısı ile, Ankara kentinin makroformu içerisinde oldukça önemli olan Elmadağ’ın Mogan, Eymir, İmrahor, İncesu aksında uzanan su havzası ile bütünleşik doğal ilişkisinin kentsel faaliyetlerle ve yeni yerleşimlerle kesinlikle kesilmemesi gerekmektedir.

Havzada yer alan mevcut yerleşmelerin bugünkü düşük yoğunluklu yerleşim özellikleri korunmaya müsaittir. Doğal yapı içerisinde geliştirilecek üretime ve organize pazarlamaya dönük bazı tarımsal aktiviteler, bu anlayış içerisinde canlandırılarak kent makroformu içerisinde az bulunur niteliklere sahip dış mahalleler haline gelebilecektir.

Vadinin içerisinde artık yok olmaya yüz tutmuş olan bitki ve hayvan varlığının korunma ve geliştirilmesinin 4 milyon nüfuslu kentin yanı başında doğal bir park elde etme ve bu alan içerisinde sağlıklı, sürdürülebilir bir yaşamın sağlanması bakımından önemi büyüktür.

1.3        Ulaşım Bağlantıları

Alan önemli ulaşım akslarıyla çevrelenmiştir. Bölgenin en önemli ulaşım aksı olan Ankara Çevre Otoyolu, alanın doğusundan geçmektedir.  İkinci önemli yol ise kuzeyde çevre yolundan başlayarak Batıkent merkezinden geçen Eskişehir ve Konya yolunu aşarak İmrtahor Vadisinin içinden geçen yolu keserek Mamak’a ulaşan, oradanda Samsun yoluna kavuşan Çankaya-Mamak viyadüklü yol bağlantısıdır. Bunların dışında Seyranbağları’ndan gelerek Eymir Gölü’ne kadar uzanan vadi içi yol planlama alanı içerisinde önemli bir ulaşım aksıdır. Ayrıca, Çankaya’dan gelip, Mühya Köyü’nün içinden geçerek bölgeye ulaşan yol alanın kent ile ilişkisini kurmaktadır. Diğer bağlantılar, köy vadi içi ikinci derecede yollardır. (EK5 )-(PAFTA III)

1.4        Mülkiyet Yapısı

Bölge, kente yakınlığı nedeniyle hergün büyüyen kentsel yerleşimin etkisi altındadır. Yaklaşık 3526 hektar olan bölgenin % 75’i özel mülkiyet, % 25’i ise kamuya ait arazilerdir. Vadi tabanının tümüne yakın bölümü özel şahıslara aittir. Vadi içinde küçük alanlı ( ~ 500 m2 ) parsellere rastlanılmaktadır. Diğer kısımlarda vadiye göreceli büyük, fakat çok hisseli mülkiyet dokusunun olduğu saptanmıştır. (EK5 )

2          Fiziksel Veriler

2.1        Topoğrafya

Topoğrafya açısından İmrahor vadisi, tepe, yamaç ve düz alanlar yönünden değişik bir morfolojik yapıya sahiptir. Bu nedenle, topoğrafik özellikler açısından birbirini bütünleyen 3 grupta incelenmesi olanaklıdır.

  • Vadi tabanı: Ortalama % 3 eğimde düze yakın eğimli alanlar.
  • Yamaçlar: % 90 ve daha yukarıda eğimli dik eğimli alanlar.
  • Sırtlar: Yamaçların tepe kesimlerini oluşturan orta eğimli alanlar.

Arazi plastiği açısından vadi alanı, yatay ve düşey doğrultularda hareketli ve değişken bir morfolojik yapıya sahiptir. (EK5 )

2.2        Jeolojik Yapı

En üstte Atatürk Orman Çiftliği Formasyonu olarak anılan alüvyon, en altta Etimesgut Formasyonu (pliyosen) ve Dikmen Formasyonu yer almaktadır. Alüvyoner alanda şev göçmeleri olabilmektedir. Ve yer altı suyu yüzeye çok yakındır. Pliyosen, killi, kumlu ve çakıllı birimlerden oluşan akarsu ve göl çökelleridir. Dikmen Formasyonu ise ise şiddetli tektonizmaya maruz kalmış grovak ve şiştlerdir. Ağaçlandırılması gerekli alanlar bu formasyondadır. Akarsu kenarlarında ise kum ve çakıl yığınlarından oluşan birikinti konileri yer almaktadır. (EK5 )

2.3        Jeomorfoloji

Prof.Dr Oğuz Erol’un, 1947 yılında hazırlamış olduğu “Ankara Güneyinde İncesu Vadisi ile Eymir ve Mogan Gölleri Çevresinin Yerşekilleri”  (Lisans Tezi) dosyasındaki mevcut müsvettelerden yararlanılarak  2002 yılında hazırlamış olduğu yeni metin (EK4) te verilmiştir.

2.4        Toprak Kabiliyeti

Araştırma alanı genellikle çok eğimli bir yapıda olduğundan tarıma uygun yerler dağınık olarak farklı noktalarda konumlanmıştır.

Araştırma alanında dere kenarları boyunca eğimin az olduğu yerler alüviyal karakterde toprakları, diğer kısımlar ise kahverengi toprakları içermektedir. Arazi kullanma yetenekleri yönünden alüviyal toprak içeren alanlar II.Sınıf arazileri, diğerleri ise çoğunlukla VII. Sınıf arazilerdir. (EK5 )

2.5        Su Kaynakları

Ankara’da jeolojik oluşumlar sonucu ortaya çıkan doğal göllerden en önemlileri; Tuz Gölü, Mogan Gölü, Eymir Gölü ve Karagöl’dür.

Tuz Gölü ve Karagöl, Ankara Büyükşehir Belediyesi Mücavir Alan Sınırı dışında yer almaktadır. Fakat Tuz gölü Ankara ili sınırı içinde mücavir alanı dışında olmakla birlikte Mogan -Eymir Gölleri- İmrahor Vadisi su sisteminin başlangıç noktasıdır. (PAFTA I- II)

Elmadağı’ndan çıkan İncesu Deresi,  Yukarı imrahor’dan ve kentin içinden geçerek Çubuk Çayı ile birleşir. Mogan ve Eymir Gölleri ve İncesu  Deresini (İmrahor Vadisi) izleyen sistemde, Elmadağ’dan gelen derelerin taşıdıkları kolüvyal maddelerin yığılmasıyla doğal set oluşması  ve set arkasında akarsuyun  birikmesiyle Mogan  ve Eymir Gölleri oluşmuştur.

Ankara’nın  yaklaşık 25 km. güneyinde yer alan  Mogan ve Eymir Gölleri, birbirleri ile  bağlantılı olup, Eymir  Gölü’nü Mogan Gölü beslemektedir.

Ankara’nın önemli su havzalarından biri olan Mogan-Eymir ve İmrahor Vadisi sistemi içinde yer alan bölge yer altı ve taban suyu açısından zengindir. Ayrıca tuğla fabrikalarının hammadde sağlamak amacıyla yaptıkları kazı sonucu oluşan değişik ölçülşerdeki gölcükler peyzaj potansiyeli olarak değerlendirilebilir. Estetik özellikleri ve rekreasyonel kullanıma olanak yaratmaları nedeniyle peyzaj potansiyeli açısından I.derecede önemlidirler. Aynı zamanda, dereler ve kuru dere yatakları göllerin su kaynaklarını beslemeleri nedeniyle özel ekolojik değere sahip korunması gereken alanlardır. (EK5 )

2.6        Bitki Örtüsü

İmrahor vadisi, mikroklima iklim özellikler yanısıra, sahip olduğu 30-40 cm. Derinlikteki killi-tınlı ve killi, koyu gri kahverengimsi, kırmızı kahverengi granüler karakterdeki toprakları ve alüviyal oluşumlarıyla vejetasyonun gelişmesi için uygun bir ortam niteliğindedir.

Vadinin doğal bitki örtüsünde yer alan otsu, çalı ve ağaç türlerinin oldukça zengin bir koleksiyon oluşturduğu görülmektedir. Dere kenarlarında salix ve populus ağırlıklı yeşil izler halinde ağaçlıklar ile meyve bahçeleri bulunmaktadır. Doğal ağaç ve çalı türlerinden: Salix alba, Populus alba, Quercus pedunculiflora, Fraxinus syriaca, Elaeagnus hortensis, Celtis tournefortil, Amygdalis orientalis, Amygdalis webii, Mespilus germenica, Crataegus orientalis, Coltea cilicica, Rhus coriaria, Paliurus spina-cristi, Rhamnus rhodopea, Lonicera etrusca, Jasminumfruticans, Astragalus sp. Vadi tabanı ve yamaçlarda yer almaktadır.

Bitki varlığı su kaynaklarında olduğu gibi yüksek peyzaj potansiyeli nedeniyle korunması gereken unsurların başında gelmektedir.

Vadi içinde ağaçlandırma çalışmaları sonucu olan değişik yerlerde Pinus nigra ağırlıklı yeşil alanlar bulunmaktadır. (EK5 )

Haşim Şağban tarafından alanda yapılan araştırmada 550 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucu 70 familyaya ait 238 cins ve 387 takson tesbit edilmiştir. 30 takson endemik olup, endemizm oranı % 8.8’dir. (EK7)

2.7        Yaban Hayvanları Varlığı

Ankara ili sınırları içinde kuzeyde yaygınlaşan bitki dokusu ile akarsu ve baraj göllerinin oluşturduğu su kaynakları yaban hayvan varlığının(faunanın) doğal yaşam ortamını meydana getirmektedir.

Sazan, alabalık, tatlı su midyeleri, yengeç, kurbağa, kaplumbağa gibi suda yaşayan canlılar ile karabatak, yaban ördeği, yaban kazı su tavuğu gibi kanatlı hayvanlar yörenin ekolojik ortamına uyum yapmış canlılardır.

 Tuz Gölü Havzası ile Gölbaşı arasında oluşmuş yarı-sulak alanlar da çeşitli kuş türlerinin yaşam alanı niteliğindedir.

 Kurt, tilki, porsuk, tavşan, kokarca, gelincik, sincap gibi kara hayvanları ile keklik,çil, toy, turna, çulluk, güvercin, üveyik, bıldırcın gibi kuşlara Ankara’nın her yerinde çoğunlukla rastlamak mümkündür. Ayrıca step alanlarında atmaca, şahin ve kartal gibi yırtıcı kuşlar görülmektedir.

 Tarımsal alanlarda sansar, gelincik, tarla fareleri ve köstebek gibi memeliler ile süne, kımıl,çekirge gibi zararlı böceklere  rastlanmaktadır. (EK5 )

2.8        İklim

Bölge, Ankara Kenti iklim özelliklerine sahiptir. Kent, Kuzey Anadolu Bölgesi’nin bol yağışlı iklimiyle, İç Anadolu’nun orta bölümünün çok kurak ilklim bölgesi arasındaki bir yerde kurulmuştur.

Ankara’da yağmuru güneybatı ve kuzeybatı ile bu iki yön arasında esen rüzgarlar getirir. Kuzeydoğudan soğuk ve kuru rüzgarlar, güneyden kuru rüzgarlar eser. Yıllık yağış tutarı ortalama 3500 mm. Olup, bu miktarın bazı yıllarda  260 mm. Ye indiği, bazı yıllardada 500 mm.ye yaklaştığı olur. En yağışlı aylar Mayıs (50 mm) ve Aralık (45 mm.), en az yağışlı ay Temmuz (13 mm)’dur. Ankara’Da en yağışlı mevsim ilkbahar ve ikinci derecede Kış’tır. Genellikle Nisan ve Mayıs ayı boyunca, hatta bazı yıllarda Haziran’da hemen hergün, daha çok öğleden sonra yağmur yağar. ( kırk ikindi yağmurları)

Ankara genellikle kuzey, kuzeydoğu ve güneybatı rüzgarlarının etkisi altındadır.. Bu durumda, kirli havanın yükselerek kentten uzaklaşması mümkün olmadığı için, kuzey ve kuzeydoğu yönünde bir topoğrafyaya sahip olan vadinin, bu rüzgarlara açık koridor olarak korunması önemli olmaktadır. (EK5 )

3          Arazi Kullanımı

3.1        Konut Alanları

3.1.1       Köy Yerleşim alanları

İmrahor Vadisini oluşturan doğal bütünlük içinde 5 köy yerleşimi bulunmaktadır. Bunlar, Karataş, Bursal, Mühye, İmrahor ve Yakupapdal köyleridir. Köyler konumları itibariyle kent merkezine yakınlıklarına göre sıralandıklarında; Mühye Köyü, Çankaya İlçesine yakınlığı açısından birinci yerleşim olup, bunu takiben sırasıyla Aşağı İmrahor, Orta İmrahor, Yukarı İmrahor Köyleri ise Mamak İlçesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Üç köyün ekonomisinin temelini tarım oluşturmaktadır. Mühye Köyü halkı, geçimini tarım yerine kentten sağlamakta, köyü barınak olarak değerlendirmektedir.    (PAFTA III)

3.1.2       Konut Alanları

Alanın batısında uzun süre önce plansız olarak yapılaşmış bir bölge yer almaktadır. (902 parsel) Özellikle, 1987 yılından önce kaçak yapılaşmanın yoğunluk kazandığı bu alan için “Ağaçlandırılacak Alan” plan kararı bulunmaktadır. Bunun yanısıra Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Atış Alanı Güvenlik Sınırı içinde de benzer şekilde konut dokusu bulunmaktadır. Hava fotoğrafları arasındaki karşılaştırmalar ve yerinde yapılan incelemelere dayalı olarak son yıllarda kaçak yapılamanın hız kazanarak yoğunlaştığı görülmektedir. Vadinin kente bakan üst kesimlerinde konut inşaatları giderek yoğunlaşmaktadr.

İncesu Deresi’nin kuzeyindeki Türközü kesiminde plana aykırı konut kullanımı da dikkat çekmektedir. 1956 yılında onanan “Yücel-Uybadin” planında hayvanat bahçesi ve 1987 yılı onanlı “İmrahor Vadisi Rekreasyon Alanı Projesi” nde yeşil alan kullanımı olarak gösterilen 40 hektar büyüklüğündeki alanda kaçak yapılarla dolmuştur(PAFTA III)

3.2        Endüstri

Alanda yoğun biçimde tuğla ocakları bulunmaktadır. Vadi tabanında yıllar boyu hammade üretimi yapan ocaklar kazı alanları ve su yüzeyleri ile göze çarpmaktadır(PAFTA III)

3.3        Tarım Alanları

İmrahor Vadisi’nin İncesu Deresi kenarlarında sulama olanağı olan yerlerde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ancak yoğunlaşmakta olan kent baskısı ile bu tür kullanımlar azalmaktadır(PAFTA III)

3.4        Orman Alanları

Vadi tabanı ile çevre yolu arasında kalan alan ve “İmrahor Vadisi Rekreasyon Alanı Projesi” plan sınırının doğusunu oluşturan bölümün % 50’ye yakın bölümü Orman Bakanlığı tarafından “Tahditli Orman Alanı ” olarak tescil edilmiştir. Alan sınırları içerisinde Orman Bakanlığı tarafından tescillenen Çankaya, Höylük, İğdeli, Tuzaklı, Alatepe, Asmalıdere  Devlet Ormanları yer almaktadır. (PAFTA III)

3.5        Rekreasyon Alanları

Vadi içerisinde rekreasyona yönelik kullanımlar bir dereceye kadar ODTÜ Ormanı içerisinde yeralan Eymir Gölü çevresinde konumlanmıştır.

3.6        Diğer Kullanımlar

Vadi tabanında geçici ruhsatla çalışan birkaç sürücü kursu yer almaktadır. (PAFTA3)

4          İmrahor Vadisi için Kentsel Gelişim Stratejileri

4.1        Üst Ölçek Plan Kararları

4.1.1       2015 Yapısal Plan

2015 Yapısal Plan şemasında “1990 Ankara Nazım Planı” kararları temel ilke olarak korunmuş, ancak batı koridoru gelişme stratejisine karşın, kuzey, kuzey-doğu ve güneyde de Ankara’nın mevcut gelişme eğilimine bakılarak, desantralize bir yapılaşma öngörülmüştür. Yapısal Plan, onanlı bir plan olmayıp, şemanın temel ilkeleri ise şöyle belirlenmiştir.  (ŞEMA II)

 

1. Ankara yeni yerleşim alanları bugünkü yerleşme lekesinin bulunduğu topografik çanak dışına sıçratılmaktadır.

2. Yeni yerleşme lekelerinin 300.000’den az nüfuslu olmasına çalışılmalıdır.

3. Ankara’da gerçekleştirilecek desantralizasyon  kentin çevresindeki  35-40 km.’lik halka içinde varolan yerleşmelerin  güçlendirilmesi  ya da  gerçekleşmesi beklenen projelerin çevresinde yeni yığılmalar yaratarak  sağlanmalıdır.

4. Desantralizasyon sonucu gelişen yerleşmelerde çeşitlenmiş iş olanakları ve konut dengeli bir biçimde bulunmalıdır.

5. Desantralizasyon  politikasının gerçekleştirilmesinde istihdam dağılımı bir araç olarak kullanılmalıdır.

6. Desantralizasyon özel araba sahipliğinin artışına bağlı bir alan üstünde yaygın desantralizasyon değil, kamu ulaşım sistemine dayanan, kenti çevresine bağlayan ana yollar üzerindeki yerleşmelerin oluşturduğu yıldız biçiminde bir metropoliten kent formunun getireceği  desantralizasyon olacaktır.

7.. Önerilecek form gelecekte daha zengin alternatifler üretilmesine olanak   vermelidir.

8. Kentin etrafında kullanılmakta olan yeşil kuşak istenilen mikroklimatik etkiyi yaratmak için 8-10 km.’lik bir derinliğe kavuşturulmalıdır.

           

4.1.2       2025  Metropoliten Alan Kent Bütünü Nazım İmar Planı

Ankara Metropoliten Alan Alt Bölge içerisinde 2025 yılında 7,200,000 kişi  öngeren Metropoliten Alan Kent Bütünü Nazım İmar Planının,  stratejik hedefleri:

  • Ankara Metropoliten Alan Kent Bütününde konut- nüfus- işgücü dengelerinin sağlanabilmesi amacıyla Metropoliten Alan Alt Bölgesinde Uzmanlaşmış Gelişme Odakları-Koridorları tanımlanarak gerekli ve ilgili kentsel-metropoliten işlevlerin desantralize edilmesi, yönlendirilmesi.
  • Ankara Metropoliten Alanında sahip olunan doğal, ekolojik, çevresel, kültürel, tarihi ve kentsel değer ve potansiyellerin sürdürülebilir, yaşanabilir çevreler yaratılması amacıyla kent, çevre ve yaşam kalitesini yükselten bir gelişim aracı olarak değerlendirilmesi.

Planının doğal özelliği korunması gereken alanlarla ilgili operasyonel-sektörel hedefleri ise:

  • Ankara Metropoliten Alan Alt Bölgesindeki doğal, ekolojik, çevresel, kültürel, tarihi ve kentsel değer ve potansiyellerin doğal niteliklerine uygun biçimde aktif korunması, “Koruma-Kullanma” dengesi içinde değerlendirilerek “Sürdürülebilir” bir gelişim aracı olarak kullanılması. Bu doğrultudaki uygulamaların desteklenip, yönlendirilmesi, yerleşime açılmayacak topoğrafik, iklimsel, jeolojik, coğrafik v.b. doğal eşik alanlarının, doğal, açık ve yeşil alanlar olarak etkin değerlendirilmesi.

Olarak belirlenmiştir.

Planın Doğal Yapıya İlişkin Kabulleri:

 

  • akarsu taşkın alanları, heyelan bölgeleri ile vadilerin yakın çevre arazi kullanım kararları ile birlikte değerlendirilerek doğal karakterlerinin korunması yönünde gerekli düzenleme ve işlevlendirilmelerinin yapılması,
  • ankara metropoliten alan alt bölgesi içerisindeki doğal, ekolojik, tarihi ve arkeolojik özelliklere sahip alanların bu niteliklerinin aktif korunması
  • kentsel, tarihi, doğal ve arkeolojik sit alanları ile doğal, kültürel, kentsel, tarihi ve turistik tüm değerlerin aktif korunması,

Açık Yeşil Alanlar-Rekreasyon Alanlarına İlişkin Kabulleri:

  • Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde kalan Mogan ve Eymir göllerinin kurtarılmasına yönelik önlemlerin uygulanmasına destek olup, yönlendirilmesi.
  • Çubuk, İncesu, Ova ve Hatip Çayları ile tüm dere yatakları ve su kaynaklarının kentsel gelişme ve baskılardan korunup kente açık, yeşil ve rekreasyon alanları olarak kazandırılması.
  • Metropoliten alanda sahip olunan doğal bitki örtüsü, orman varlığı ve ağaçlık alanların korunarak niteliğinin geliştirilmesi.
  • Elmadağ’ın yayla ve kış turizmine yanıt verebilecek biçimde aktif kullanımının sağlanıp, kente kazandırılması.
  • vadiler ile kamuya açık ve yeşil alanların nefes alma noktaları, rüzgar koridorları oluşturarak yağış, nem ve ısı açısından “mikroklima” yaratacak unsurlar olarak yeşil kuşak kapsamında etkin değerlendirilmesi.
  • Ankara Metropoliten Alan Kent Bütünü ve yakın çevresindeki Çubuk, Hatip Çayı, Zir, İmrahor, Nenek, Dikmen, Portakal Çiçeği, Kalaba, Büyükesat Vadileri ile Ravlı Deresi, Lalahan Sel Kapanı- vadilerinin üzerlerindeki ve yakın çevresindeki kullanım türleri de ilişkilendirecek biçimde “Özel Proje Alanları” olarak etkin değerlendirilip, kente açık, yeşil alanlar olarak kazandırılması.

Teknik Altyapıya İlişkin Kabulleri:

  • Büyük Ankara Kanalızasyon Ve Yağmursuyu Projesı Revizyonunda;

Ankara Metropolıten Alan Alt Bölge Nazım Planının Gelışme Stratejılerıne uyulması,

Ankara’nın mevcut akarsu sıstemını oluşturan Hatıp Çayı, İncesu Ve Ankara Çayının kuşaklama projelerinin geliştirilmesi ve bu derelerin temız akar hale getırılmesı amacıyla yapılan atıksu deşarjlarının önlenmesi,

Sanayi ve Depolama Alanlarına İlişkin Kabulleri:

  • İmrahor vadisi ve çevresine ait rekreasyon alanı projesi kapsamında kalan tuğla ve taş ocaklarının ankara metropoliten alan alt bölgesi içerisinde yerseçiminin yapılacağı,

Olarak belirlenmiştir.

Planda vadi ile ilgili öngörüler aşağıdaki gibidir:

İmrahor Vadisi kentin güneydoğusunda, Mamak ve Çankaya ilçe sınırları içinde yer alan güneyinde Eymir Gölü, kuzeyde de Mamak  Viyadüğü ile sınırlanan ve Ankara’nın Metropoliten alanı rekreasyon sisteminin en önemli halkasını oluşturan, Mogan ve Eymir su sistemi ikilisi ile bütünleşebilecek bir rekreasyon alanı  kapasitesinde olan yaklaşık 3526 ha.’lık  bir alandır.

Dikmen Vadisi Çankaya, Ayrancı ve Dikmen semtleri arasında yer alan, güneye doğru ortalama 300 m. eninde ve 5 Km. uzunluğunda devam eden vadinin tamamı gerçekleştiğinde kent merkezinin güneyindeki  Atatürk  Ormanı, İmrahor Vadisi ve Eymir , Mogan Gölleri ile bütünleşmesi sağlanarak çok amaçlı rekreasyon olanaklarının yaratıldığı yeşil aks oluşacaktır.

4.1.3       Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Ve Çevre Düzeni Planı

22.10.1990 tarih ve 90/1117 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edilen “Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi” ve Çevre Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu’nca bu bölge için 31.12.1992 tarihinde onaylanan 1/25.000  ölçekli “Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı”nı ifade etmektedir. Bölge Ankara’ya 20 km mesafede 970 m. rakımlı  bir İç Anadolu platosu üzerinde yer alan Gölbaşı ilçesi ve çevresindeki 10 köy ile Mogan ve Eymir  göllerini kapsayan 245 km2’lik bir alandır.                          

Mogan ve Eymir gölleri ile bunları besleyen su havzalarının korunmasını sağlamak, bölgenin ekolojik (flora-fauna) yapısını korumak ve başkent Ankara’nın rekreasyon ihtiyacını karşılamak amacıyla Gölbaşı ve çevresi, 1990 yılında ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ olarak tespit ve ilan edilmiştir.

4.2        Vadi ile ilgili Plan ve Uygulamalar

Bölge ile ilgili plan karaları şunlardır:

  • İmrahor Vadisi Rekreasyon Alanı Nazım İmar Planı (1987)

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın ana hedefleri aşağıda sıralanmıştır: (ŞEMA3)

·             Vadi tabanının çok düşük yoğunlukta yapılaşmaya ve yaygın rekreatif kullanıma açılması,

·             Jeolojik, topoğrafik ve mikroklima açısından süreklilik gösteren yeşil kuşakların, yapılaşmaya uygun bölgelerle tam bir uyum içinde planlanması,

·             Vadide hidrolojik önlemlerin alınması,

·             Köy yerleşik alanlarının özelliklerinin geliştirilerek modernize edilmesi,

·             Rekreasyon alanı içerisinde tuğla ocaklarının yer alamayacağı, nazım planı kararları doğrultusunda kentin başka bir bölgesine taşınması gerekliliği,

Vadinin her iki yanında Orman Genel Müdürlüğü’nce orman alanı olarak tescil edilmiş bölgenin kontrollü rekreatif amaçlı kullanıma açılmasıdır. (EK7)

  • Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Atış Alanı (1989)
  • TRT Sitesi
  • 902 Parsel Ağaçlandırılacak Alan (1988)
  • Güneydoğu Ankara Projesi (1988) (ABB, 1992)

Araştırma alanını ilgilendiren önemli kamu yatırımları olarak uygulaması tamamlanan ya da sürdürülmekte olan çalışmalar arasında;

  • Güneydoğu Ankara Çevre Yolu

Ankara Metropoliten Alanının çevresinde yer alan ve uygulaması Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Güneydoğu Ankara Çevre Yolu.

  • Çankaya-Mamak Viyadük Bağlantısı

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 1991 yılı yatırım programında yer alan Çankaya-Mamak viyadük bağlantısının Güneydoğu Ankara’nın gelişiminde önemli katkısı öngörülmüştür.

  • Katı Atık Yönetim Sistemi Projesi

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü ile ortaklaşa yürüttüğü Katı Atık Yönetim sistemi Projesi, Ankara çöplerinin toplanacağı yeni bir alanın belirlenmesi ve eski çöp alanının ortadan kaldırılmasını amaçlamaktadır.  

  • Doğukent (Güneydoğu Ankara Kentsel Gelişim Projesi)

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 1991 yılında onanan proje ile, Çankaya-Mamak viyadük bağlantısı uzantısı üzerinde konumlanan 2300 hektar büyüklüğünde bir alanda ve 100 000 nüfus barındıracak şekilde planlanmış, orta ve üst orta gelir grubuna hitap eden bir kentsel gelişim öngörülmektedir.

  • Mamak Çöplüğü Rehabilitasyon Projesi

Mamak ilçe sınırları içerisindeki “çöplük” alanı 10 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır. Çankaya, Altındağ, Yenimahalle, Keçiören ve Mamak ilçe belediyeleri tarafından toplanan çöp ve diğer katı atıklar bu alana,düzensiz depolama olarak da tanımlayabileceğimiz bir şekilde, yığılmaktadır. Gelişi güzel çöp dökümü yapılan Mamak Çöplüğünün şehrin büyümesi ile yerleşim bölgesine  uzaklığı 2 km.ye kadar düşmüştür.  Ayrıca bu bölgede bir de Doğukent Toplu Konut Projesi öngörülmektedir. Çöplük şu anda 30.9 ha lık bir alanı işgal etmektedir. Maksimum çöp kalınlığı 49m.yi bulmaktadır. Mamak Çöplüğünde süzüntü suları (çöp suyu ) atıkların altından 3 küçük dere halinde İmrahor çayına ve yeraltı suyuna  karışmaktadır. Çok yüksek amonyak azotuna sahiptir. Yüzeyden gaz kaçağı olmaktadır. Bu nedenle, çöp döküm alanının rehabilitasyonu ile kapatılması ve kullanılacak şekilde yeniden düzenlenmesi ve üstünün  nebatlandırılması  yada spor kompleksi yapılması ve çöp suyunun arıtılarak sulama amacı ile kullanılması için, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce bir proje hazırlanmıştır.

Üzerinde yaklaşık 350 konutun bulunduğu ve deponi hacmini kesin olarak hesaplanamadığı bir alan olan Tuzluçayır eski deponi alanında ise patlayacak derecede metan gazı mevcuttur. Karbonmonokit limit değerlerin üzerindedir. Ağır metaller süzüntü suyu ile birlikte İmrahor çayına  karışarak sağlığı tehdit etmektedir. Çöp kalınlığı 7-36 m arasındadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi, çöp üzerindeki konutların kamulaştırılması işlemine başlamıştır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Mamak Belediyesi’nin katkısı ile çöp alanı üzerindeki binaları tahliyesi gerçekleştirilecek ve daha sonra bu alanın rehabilitasyonu yapılarak kullanıma hazır hale getirilecektir.

Rehabilitasyon Projesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanmıştır. 

Ankara Büyükşehir Belediyesi katı atık yönetim sistemi tasarımı projesi çerçevesinde toplanan evsel nitelikli çöplerin düzenli depolamak teknolojisi ile imha edilmesi önerilmektedir. Ankara katı atık yönetimi projesinde, ana katı atık sahası olarak Sincan Çadırtepe’de 400 ha lık bir arazi tespit edilmiş ve bunun 239 ha lık kısmı kamulaştırılarak 6 bölgeye ayrılmıştır. Alanın tamamı yaklaşık 36-38 yıl hizmet görecektir.

İmha sahalarının çöp toplama bölgelerine uzak olduğu hallerde, çöp toplama araçları topladıkları çöpleri uzak mesafelere taşımak zorunda kalmaktadırlar. Ankara özelinde yapılan gözlemler ve ilgili çalışmalara göre çöp toplama ekipleri 8 saatlik günlük çalışma süresinin yaklaşık yarısını çöpün toplanmasına diğer yarısını ise toplanan çöpün imha sahasına taşınmasına ayırmaktadırlar. Toplanan çöpün uzak mesafelere, toplama araçları tarafından taşınması hem araç ve personelinin etkin olarak kullanılamamasına hem de taşıma maliyetlerinin artmasına yol açmaktadır. Daha etkin bir toplama ve taşıma sistemine Ankara’nın değişik yerlerinde kurulacak Aktarma istasyonları ile ulaşılabilir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce her biri yaklaşık 5 ha alana sahip 4 adet Çöp Transfer İstasyonu yeri tespit edilmiştir.

  • Ankara Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Projesi 

Ankara Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Projesi  1982 yılında başlamıştır. 1982 yılında onaylanan 1990 Ankara Nazım Planına uygun olarak üç kuşak ve 23.408 ha’lık toplam alan olarak belirlenmiştir. (ŞEMA4-5)

 

I.Kuşak : Ankara’nın güneyinde, Atatürk Ormanından başlar, Eymir ve Mogan Gölleri Su Toplama Havzalarını, ODTÜ Ağaçlandırma Alanlarını, İmrahor Deresinin  büyük bir bölümünü  içine  alarak Üreğil ve Hüseyingazi Dağı sırtlarından geçmekte, Karapürçek, Gicik, Karacaören köyleri civarındaki Çubuk Su Toplama havzasını içine alarak Pursaklar Köyüne ulaşmakta ve Bağlum, Ovacık, Macunköy arazilerinin bir kısmınıda kapsayarak Atatürk Orman Çiftliğine ulaşmaktadır. Bu kuşakta yer alan devlet ormanları: Hisartepe Devlet Ormanı, Hacıkadın Devlet Ormanı, Teknetepe Devlet Ormanı, Çamtepe Devlet Ormanı, Kurbantepe Devlet Ormanı, Kaşkaya Devlet Ormanı, Kartaltepe Devlet Ormanı, Başpınar Devlet Ormanı, Pamuklu Devlet Ormanı, Cevizlidere Devlet Ormanı, Kartopu Devlet Ormanı, Çanakiçi Devlet Ormanı, ODTÜ Ahlatlıbel Devlet Ormanı ve Dikilitaş Devlet Ormanı (Ankara İli Turizm Envanteri ve Geliştirme Planı, 1996 ).          

II.Kuşak.: Bayındır Barajı Su Toplama Havzasından başlamakta, Mamak ilçesinde Nenek, Altındağ ilçesinde Susuzköy arazilerinin bir bölümünden geçtikten sonra Sincan, Osmaniye, Elvan, bağlıca ve Alacaatlı köylerinin arazilerinden bir bölümünü kapsayarak tamamlanmaktadır. 

III. Kuşak ise Elmadağ, Hasanoğlan, Kırkkale, Kurtboğazı Baraj çevresi ve Kızılcahamam ilçesinin İç Anadolu Bölgesine bakan yamaçları ile, Haymana ilçesi arazilerinden bir bölümü ve Beynam Ormanlarını içine almaktadır.           ( Ankara Nazım Plan Bürosu Kasım 1983 Çalışma Notları )  .

Bulunmaktadır.

4.3        Tez ve Raporlar

Bu çalışmanın dayandırıldığı tez ve raporlar:

  • Prof.Dr Oğuz Erol “Ankara Güneyinde İncesu Vadisi ile Eymir ve Mogan Gölleri Çevresinin Yerşekilleri” 1947-2002
  • Prof. Dr. Öztan, Y., Prof. Dr. Arslan, M., Prof. Dr. Perçin, H., Doç. Dr. Barış, E., Yard. Doç. Dr. Kurum, E. ve Doç. Dr.Şahin, Ş.,  “Ankara Kenti Vadilerinin Koruma ve Kullanım İlkeleri Açısından Değerlendirilmesi: İmrahor Vadisi Örneği TÜBİTAK  2001
  • Dr. Çulcuoğlu Gaye Korcan “Ankara Kenti Yeşil Kuşak Çalışmalarının Yabancı Ülke Örnekleri Açısından İrdelenmesi ve Yeşil Kuşak Sistemi İçin Öneriler” Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı Doktora Tezi 1997.)
  • Doç. Dr. Şağban Haşim “İmrahor Vadisi Florası", Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Bölümü, Doktora tezi, 1998

·        2025 Metropoliten Alan Kent Bütünü Nazım İmar Planı Açıklama Raporu

  • İmrahor Vadisi Rekreasyon Alanı Nazım İmar Planı (1987)Raporu
  • 2015 Yapısal Plan Raporu
  • 1990 Ankara Nazım Planı Raporu

5          Sonuç

Hızlı ve plansız kentleşmenin sonucunda nefes alamaz duruma gelmiş olan Başkentin geleceği açısından son derece önemli olduğuna inandığımız "İmrahor Vadisi", bir taraftan çevresini saran hızlı kentleşme,  tuğla imalathanelerin atıkları ve diğer yandan inşaat artıklarının dökülmesi ile doğal yapısını kaybetmektedir. Kullanma izni verilen iş yerleri, özel mülkiyette daraltılmış alanlar vadi için önemli bir sorun teşkil etmektedir. Ayrıca, spekülatif baskılar ve kaçak gelişmelerle vadinin ciddi bir tehdit altında bulunduğu izlenmektedir.

Vadinin önceki bölümlerde anılan doğal özellikleri nedeniyle bir an önce koruma altına alınması; istenmeyen gelişmelerden uzak tutulması ve ilgili kurumların harekete geçirilerek vadiyi doğal özellikleriyle kente kazandıracak gerekli çalışmalann başlatılması gerektiğine inanmaktayız.

Korunması gerekli alan, Eymir gölü çıkışından Türközü yerleşimine kadar olan kısımdır. Bu yerleşimden sonra yoğun kentsel yapı akarsu koridoruna hakimdir. (PAFTA IV)

6          Kaynakça

1)     Prof.Dr Oğuz Erol “Ankara Güneyinde İncesu Vadisi ile Eymir ve Mogan Gölleri Çevresinin Yerşekilleri” 1947-2002

2)     2025 Metropoliten Alan Kent Bütünü Nazım İmar Planı Raporu

3)     İmrahor Vadisi Rekreasyon Alanı Nazım İmar Planı (1987)Raporu

4)     2015 Yapısal Plan Raporu

5)     1990 Ankara Nazım Planı Raporu

6)     MOPT (MINISTERIO DE OBRAS PUBLICAS Y TRANSPORTES), 1991. “Guia para la Elaboracion de Estidios del Medio Fisico: Contenido y Metodologia”. MOPT, Madrid. Spain.

7)     Doç. Dr. Şahin, Ş., “Dikmen Vadisi Peyzaj Potansiyelinin Saptanması ve Değerlendirilmesi Üzerine Bir Araştırma", Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı, Doktora tezi, 1996.

8)     Prof. Dr. Öztan, Y., Prof. Dr. Arslan, M., Prof. Dr. Perçin, H., Doç. Dr. Barış, E., Yard. Doç. Dr. Kurum, E. ve Doç. Dr.Şahin, Ş.,  “Ankara Kenti Vadilerinin Koruma ve Kullanım İlkeleri Açısından Değerlendirilmesi: İmrahor Vadisi Örneği” TÜBİTAK  2001., “Ankara Kenti Vadilerinin Koruma ve Kullanım İlkeleri Açısından Değerlendirilmesi: İmrahor Vadisi Örneği”, TÜBİTAK TOGTAG-940, 2001

9)     Doç. Dr. Şağban Haşim “İmrahor Vadisi Florası", Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Bölümü, Doktora tezi, 1998.

10)  Dr. Gaye Korcan Çulcuoğlu “Ankara Kenti Yeşil Kuşak Çalışmalarının Yabancı Ülke Örnekleri Açısından İrdelenmesi ve Yeşil Kuşak Sistemi İçin Öneriler” Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı Doktora Tezi 1997.)

Okunma Sayisi : 6447
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 01.09.2014 - 10:37:49
Şu an 12 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları