Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.
09 Nisan 2018

Mimar Sinan ölümünün 430. yılında saygıyla anıldı

Türk mimarlık tarihinin en büyük ustası olarak kabul edilen Mimar Sinan,  ölümünün 430. yılında Ankara'da saygıyla anıldı.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ndeki (DTCF) Mimar Sinan heykeli önünde anma düzenleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Mimarlar Derneği 1927, KORDER (Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği) ülkemize eşsiz yapıtlar bırakan Mimar Sinan'ı ölümünün 430. yılında da unutmadı.

Yapılan ortak açıklamaya Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu, Mimarlar Derneği 1927 Başkanı Lale Özgenel ve KORDER Başkanı Müge Bahçeci katıldı.

‘Mimarlık değerlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz’

Açıklamayı okuyan Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu, “Büyük Usta Mimar Sinan’ı ölümünün 430. yılında saygıyla anıyoruz. Büyük Usta Mimar Sinan’ı, kültürümüze ve uygarlık tarihine yapmış olduğu katkıları nedeniyle saygıyla anarken; doğaya, yapılı çevreye, yüzyılların oluşturduğu tarihi dokuya ve Cumhuriyet Dönemi’nin değerli eserlerine yapılan saldırılara karşı mimarlık meslek örgütleri olarak tüm gücümüzle mücadele ediyoruz. Bugün Mimar Sinan’ın eserlerine bakarken duyduğumuz gururu hatırlatarak, gelecek kuşaklara aktarmamız gereken Modern mimarlık mirasımızın hak ettiği saygıyı görmesini diliyor ve herkesi Cumhuriyet’e ve onun mimarlık değerlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz” dedi.

Mimarlığa halen ışık tutmaktadır

Osmanpaşaoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Mimar Sinan yaşamış olduğu dönem boyunca çok geniş bir coğrafyada Osmanlı İmparatorluğu kültürünü yansıtan özgün bir mimari anlayışı bugün dahi sırrı anlaşılamayan büyük bir deha ile yaratan usta, orijinal ve yalın dili ile yüzyılları aşan bir tasarım anlayışını günümüze yansıtmaktadır. Çok farklı kültürler tanıma ve çok farklı coğrafyalarda yaşamış olmanın getirdiği zenginliği ile evrensel bir mimari dili üretirken aynı zamanda her zaman yerin özgünlüğüne önem vermiş, çevresiyle uyumlu ve bulunduğu alana saygılı olmayı daima başarmıştır. Sinan, ortaya koyduğu bu üstün mimari yaklaşım ile 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu mimarlığının simgesi olmuştur. Süleymaniye ve Selimiye Külliyeleri ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Sinan’ın mimarlığı, günümüzde tüm Dünya tarafından ‘üstün evrensel değer’ olarak tanınmaktadır.    Mimar Sinan, işlevsellik ve estetiğin bir arada yer aldığı, uyumlu ve tutarlı mimari çözümleri ile 430 yılın ardından halen bugünün mimarlığına ışık tutmaktadır. Ancak Sinan’ın sahip olduğu bu taklit edilemez mimari görgü ne yazık ki modern çağa taşınamamıştır. Günümüzde, ısrarla çağın gereklerini ve yerin özgünlüğünü bir kenara bırakarak, Sinan’a öykünmenin ötesinde ancak basit taklitlerini üreten cami mimarlığı, Sinan’ın yakalamış olduğu evrensel dilden çok uzakta ve çağımızın gerisinde kalmış durumdadır. Oysa ki Sinan’ın mimarlığından öğrenilmesi gereken en önemli noktalardan biri, zamanının ötesinde olmak ve çağdaş mimarlığı üretebilmektir.”

Mimarlık yapılı çevre üretiminden ibaret değildir

“Bugün, minaresi olmadığı gerekçesiyle Behruz Çinici’ye ait ödüllü TBMM Cami’nin yıkılmasının yahut minare eklenmesinin tartışılıyor olması ya da Cumhuriyet Dönemi modern mimarlığının simge yapılarından Seyfi Arkan’a ait İller Bankası’nın yıkılarak yerine taklit olmaktan öteye gidemeyen bir caminin yapılmış olması bu çağ dışı anlayışın en temel iki örneğini oluşturmaktadır” diyen Osmanpaşaoğlu şunları kaydetti.

“Bu anlayışın altında, çağdaş yaşamın belirlediği mimarlık ve kent kültürüne, kamusal duyarlılığa ve özünde modern olan her şeye dair düşmanlık yatmaktadır. Çünkü mimarlık yalnıza yapılı çevre üretiminden ibaret değildir, üretilen yapılar ile birlikte yeni bir yaşam kurgusu ve toplumsal bir dönüşüm tanımlanmaktadır. Cumhuriyet Dönemi’nde başta başkent Ankara olmak üzere ülkenin her yerinde inşa edilen modern kamusal yapılar, konutlar, fabrikalar ve onlara ait işçi-memur lojman yerleşkeleri ve planlı kentler yaratma girişimleri mimarlığın toplumsal ilerlemenin anahtarı olarak ortaya konduğunun kanıtıdır.  Günümüzde, bu toplumsal ilerlemeyi temsil eden, Türkiye ve Dünya ölçeğinde değeri ortaya konmuş ve kültür mirası olarak tanımlanmış Cumhuriyet Dönemi’ne ait tescilli yapıların yıkımlarının yaşanması salt kentsel rant kaygısı ile açıklanamaz. Başkent Ankara’nın birçok değerli Cumhuriyet dönemi yapısının yıkılmış olması ve birçoğunun yıkım tehdidi altında bulunması çağdaş yaşamın ve çağdaş mimarlık anlayışının karşısında konumlanan bir ideolojiyi barındırmaktadır. Oysa nasıl ki Mimar Sinan’ın eserleri görkemli bir imparatorluğun mimarlığını simgeliyorsa, Cumhuriyet yapıları da 20. yüzyılda büyük bir savaşla bağımsızlığını kazanmış bir ulusun kültürünü simgeler."

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Basın Birimi

 

Okunma Sayisi : 782
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 17.07.2019 - 15:58:21
Şu an 45 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları