Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.
21 Eylül 2018

ODTÜ 40 dönüm araziyi KYK'ya tahsis etti

“Bu masum bir yurt projesi değil, AKP’nin dönüşüm projesidir”

“Amaç ODTÜ’yü ele geçirmek”

ODTÜ yurt yapılması için 40 dönüm arazisini, protokol ile KYK'ya 49 yıllığına ve bedelsiz tahsis etti. “Bu masum bir yurt projesi değil, AKP’nin dönüşüm projesidir” diyen Mimarlar Odası, Ankara Şubesi, ODTÜ öğrencileri, Öğretim Elemanları Derneği, Ankara Tabip Odası, Koruma Restorasyon Uzmanları Derneği, Çiğdemim Derneği, Tüketici Hakları Derneği, Halkevleri, Pir Sultan Abdal Derneği Kavaklıderem Derneği ve siyasi parti temsilcileri ortak basın toplantısı yaptı.  

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Merkez Bankası dahil pek çok kurumun da ODTÜ'den arazi istediğini belirtirken, “ODTÜ arazisi parsel parsel tahsis yapılabilecek bir bölüşüm sürecinin parçası haline getiriliyor” dedi.

ODTÜ’nün imzaladığı protokol ile 40 dönüm arazisinin 49 yıllığına yurt yapımı için KYK’ye vermesine ilişkin ise Candan, uzun süredir istedikleri bu protokolün kendilerine verilmediğini söyledi.

Candan KYK’nin protokolü vermeyeceğine ilişkin yazısını yargıya taşımalarının sonucunda protokolü elde ettiklerini dile getirdi.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, yaklaşık bir buçuk aydır ODTÜ yerleşkesinde yaşanan süreci bileşenlerle ve diğer kitle örgütleriyle birlikte değerlendirdiklerini söyledi. 

ODTÜ’nün toprak bütünlüğü, yönetim bütünlüğü ve kentsel bütünlük içerisindeki yeşil aksının hep tehdit altında olduğunu dile getiren Candan, özellikle Malazgirt Bulvarı’nın açılması ve sonrasında da Mustafa Verşan Kök’ün rektörlüğe gelmesiyle birlikte ODTÜ’nün talana açık hale getirildiğini ifade etti.

ODTÜ rektörü protokolleri açıklasın

Candan, bütünlük içerisinde bir orman arazisi olan ODTÜ arazisinin parsel parsel tahsis edilmesinin doğru olmadığını vurgulayarak “Birçok kurumun ODTÜ’den arazi istediğini biz duyuyoruz ve biliyoruz. Bunların başında Merkez Bankası geliyor. Birçok kurum da sıraya girmiş durumda. Yani ODTÜ arazisi parsel parsel tahsis yapılabilecek bir bölüşüm sürecinin parçası gibi görülüyor. Rektör bunu uzunca bir süre açıklamadı. Muhtemelen ODTÜ bileşenleri ve ODTÜ mezunları da bu protokolü bu bizim aracılığımızla öğrenmiş olacak. Bir kere ODTÜ rektörünün başka nerelerle protokol imzaladığını bilmiyoruz.Varsa bu protokollerin açıklanmasını istiyoruz. Koruma Amaçlı İmar Planı davalarımız devam ediyor.” diye konuştu.

Öğrenciler arasında çatışmalı alan yaratacak

KYK’ye ODTÜ arazisi içerisinde bir yurt alanının tahsis edilmesinin bir barınma sorunundan öte olduğunu belirten Candan, konuyu yargıya taşıyacaklarını söyledi. Candan, yapılacak olan yurdun öğrenciler arasında bir çatışmalı alan yaratacağına dikkat çekerek “Çünkü KYK’nin yurdunu KYK yönetecek, diğer yurtları ODTÜ yönetecek. KYK’nin de bir ideolojik sürecin parçası olduğunu ve yurt yapımıyla birlikte bunun bir örgütlenme aracına dönüştürüldüğünü de biz mimarlık ortamından doğru okuyabiliyoruz. Tıpkı Atatürk Orman Çiftliği’nde Kaçak Saray’ın yapılması, tıpkı İller Bankası’nın yıkılıp yerine ibadethane yapılması gibi bu yurt yapımlarını da ideolojinin mekansallığı olarak görüyoruz.” dedi.

Çift başlı bir yönetim ortaya çıkacak

ODTÜ  Öğretim Elemanları Derneği  Başkanı Prof. Dr. İnci Gökmen, geçen sene sadece 114 öğrencinin yerleşme sorunu yaşadığını belirterek,  KYK yurdunun yapılmasını gerektirecek binlerce öğrencilik bir açık olmadığını ifade etti.

Yurt yapımı açısından öncelikle ihtiyaca bakılması gerektiğini dile getiren Gökmen, KYK yurdunun yapılmasını gerektirecek, binlerce öğrencilik bir açık olmadığını vurguladı.

 Gökmen, imzalanan protokolle birlikte ODTÜ içerisinde çift başlı bir yönetimin ortaya çıkacağını belirterek bu durumun tehlikeli olduğunun altını çizdi. ODTÜ’de yapılan yurtların bir kısmının mezunlar tarafından inşa edildiğini hatırlatan Gökmen, “Mezunlar annelerinin babalarının adına geliyorlar ve yurtlar yapıyorlar bu da mümkün. İdaresini de ben yapacağım demiyor. Okula teslim ediyor. Yani böyle bir gelenek de var. Ağaçların taşınması ve başka bir bölgeye dikimi yine kurum tarafından gerçekleştirilecek deniyor. Geçtiğimiz hafta ağaç tespiti yaptık. Burada da binlerce ağaç var” diye konuştu.

Sessiz kalmayacağız

ODTÜ öğrencileri adına konuşan Emrecan Konyalı  şunları söyledi:

“İktidar tarafından ODTÜ bu ülkede ezilenlerin gençlerin emekçilerin sesi olduğu ve onlara umut oldukları için saldırılması gereken bir yer olarak görülüyor. KYK yurdu projesi ODTÜ’nün kendi değerleriyle hiçbir şekilde bağdaşmayan bir projedir. 49 yıllık bir şekilde yönetiminin KYK’ya verilmesi doğru değildir. Biz öğrenciler olarak ODTÜ’nün değerlerinin, özgür ve bilimsel yapısı ile özerk yapısının korunması için mücadele ediyoruz. İlerleyen süreçte de KYK projesine de öğrenciler sessiz kalmayacaktır. Bu KYK projesi de AKP’nin kendi yönetim biçimini üniversitelere dayatmasıdır. Ne ODTÜ öğrencisi ne akademisyeni ne de emekçisi ODTÜ’ye yapılan saldırıya ya da bu şekilde ODTÜ ile bağı olmayan kurumlara sessiz kalmayacaktır.”

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen, “Konunun arka planı ve ODTÜ’nün bütünlüğünün bozulmasına yönelik noktalara hocalarımız ve dernek temsilcileri değindi. Ben Türkiye’de akademiye reva görülen ve Kredi Yurtlar Kurumu’nda işletilen sistemin siyasal arka planının incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. ODTÜ’de tartıştığımız şey hukuksal olarak bir arazinin tahsisi evet, ancak bu yurtlarda işletilen sisteme baktığımızda bir yandan da ODTÜ’nün sosyal ve kültürel yaşantısının değiştirilmeye çalışıldığını görmek hiç zor değil. Kredi Yurtlar Kurumu’nun tüm Türkiye’de işletmekte olduğu sistemi, projeler ve etkinlikleri yeniden gözden geçirmek gerekiyor” dedi.

Türkiye’de akademiye reva görülen bu anlayışa inat bilimi ve aydınlanmayı savunmaya devam edeceğiz

Evirgen KYK’nın web sitesindeki proje örneklerinden ve etkinliklerinden bahsederek, şöyle devam etti:

 “ KYK’nın kendi web sitesinde yer alan etkinliklerden bazı örnekler verecek olursak sırasıyla; İslam Tarihi Sohbetleri, Asırlardır Sönmeyen Kandiller, Padişahların Akıl Hocaları, Genç Sahabeler, Yeni Türkiye Gelecek Konferansları, Abide Hanımlar Atölyesi gibi, KYK akademi adı altında İlahiyat, İslam Felsefesi, Türk ve İslam Bilginleri Atölyeleri, Osmanlıca, Hadis Kursu gibi projeler ve etkinlikler yer alıyor. Üniversite gençliğine, geleceğimize reva görülen zihniyet tüm projeler ve etkinliklerle işletiliyor. Bugün, üniversite gençliğinin ses çıkardığı her alanda susturulmaya çalışıldığı, iktidar tarafından hedefe konduğu, bugün 70 bin tutuklu öğrencinin bulunduğu bir dönemden geçiyoruz. Dolayısıyla ODTÜ’de yapılacak bir KYK yurdundan bahsederken bütün bunların nasıl çatışmalara yol açabileceğini nasıl provokasyon hedefleri olduğunu öngörmekteyiz. Bu nedenle bu yalnızca bir yurt projesi değil, ODTÜ’de, stadında Devrim yazan bir üniversitede yeni bir değişim projesinin akıllıca bir ayağı. Bunun için düğmeye basılmış. KYK gerçekten yurt yapmak istiyor olsaydı ihtiyaçlar dahilinde, bu yurdu yapıp yönetimini, işletmesini, bakım ve onarımını tamamen ODTÜ’ye devrederek kendisi aradan çekilebilirdi. ODTÜ kurulduğu günden bu yana üniversitesini, kampüslerini, yurtlarını kendisi yönetmeyi başarmıştır. ODTÜ yönetimi, akademisi ve öğrencisi ile bir bütünlük içinde, bilim ve tekniğin ışığında akademiye çok önemli katkılar koyan bir üniversitedir. Bu bütünlüğü hedef alan AKP iktidarına tepki vermek ve toplumsal olarak aydınlanmayı savunan bütün yurttaşlar olarak bu projenin karşısında yer almak gerekiyor. Bunu masum bir yurt projesi gibi göstermeye çalışanlara ve Türkiye’de akademiye reva görülen bu anlayışa inat bilimi ve aydınlanmayı savunmaya devam edeceğiz.

Barınma hakkı kisvesi altında siyasi görüşler ipotek altına alınacak

Halkevleri adına söz alan Hadi İskit de “İktidarın barınma hakkının kisvesi altında öğrencilerin yaşam tarzını ve siyasi görüşünü ipotek altına alacak bir KYK düzeninde bir yurt dayatması ayrı bir tartışmayı getiriyor. ODTÜ yönetiminin böyle bir işbirliği protokolüne imza atması, yurtlardaki nispi özgürlük ortamını sağlamak için verilen mücadeleleri tek seferde silip atmak demektir. KYK’nın ideolojik dayatmalarına teslim edilecek bir barınma hakkından bahsediyoruz. Biz de Halkevleri olarak direnen ODTÜ bileşenlerinin sonuna kadar yanında olacağız” diyerek tepkisini gösterdi.

Çiğdemim Derneği Başkanı Fatih Fethi Aksoy ise “Biz de ODTÜ’ye komşu bir mahalle derneği olarak konuyu, gerçek bir ihtiyaçtan ziyade ODTÜ’nün bütünlüğünün bozulması bir şekilde ODTÜ’yü ele geçirme planı olarak görüyoruz. Bunları yol sürecinde yaşadık. Bir bölgenin yurt olsa dahi yerleşime açılmasını daha sonra yapılacakların habercisi olarak görüyoruz. Yapılmak istenen de gerçek bir ihtiyaç olmadığı için karşı çıkıyoruz” dedi.

Şeffaflık yoksa orada bir numara dönüyor demektir

Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği yönetim Kurulu Üyesi  Ali Fuat Tek  tepkisini şöyle dile getirdi:

ODTÜ’ye tabiatı korumak, şehrin bütünlüğünü korumak açısından baktığımızda KYK projesi sonuçlanırsa başka taleplerle karşılaşacağımız aşikar. ODTÜ ilk kampüs olarak kurulmuş model bir üniversitedir. Bu çok önemli bir husus. İkincisi çok özel bir araziye sahiptir. Eymir Gölü’ne bakan o yeşil doku bugün şehrin içinde nefes alma bölgesidir. Fakat hep hedef olarak görülmüştür. Bugün tam merkezde kalmıştır. Böyle olunca rant açısından da çok cazip hale gelmiştir. İncek tarafında son 10 yılda şahit olduk oralar daha önce bazı kişiler tarafından kapatıldı. Şimdi parsel parsel karşılıklı pazarlık usulü satılıyor.  Nefes alan en son arazi parçalarından olan ODTÜ kampüsü şu anda göz altında. Maalesef bugün sistem değişikliği yapıldı diye baştan aşağıya doğru. Bu projeyi pek çok kişiye sordum haberlerinin olmadığını söyledi. Bir yerde şeffaflık yoksa bir numara dönüyor demektir.”

Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç “Bir şeye ihtiyaç varsa orada hizmet alan tüm bileşenlerin fikrinin alınmalı ve ortak bir proje geliştirilmelidir. Biz bu şeffaf olmayan anlayışı şehir hastanelerinde de gördük. Şehir hastaneleri de sağlık hizmeti alanların fikirleri alınmadan dayatılmıştır. Yine bu KYK yurduna ihtiyaç var mı? Bunlara bakılmadan bileşenlerin fikri alınmadan dayatma söz konusudur” dedi.

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Basın Birimi

Okunma Sayisi : 668
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 17.07.2019 - 11:10:06
Şu an 98 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları