|
1
|
August 26, 2008 - 08:50 AM
Sengül CİLBAN
|
 |
| |
Sn. gel ütopya Söyledikleriniz içinde doğru tespitleriniz oldukça fazla. Ancak doğruyu söylüuot olmak yaşamda ne ifade ediyor ve burası (sn.ahmet'in de yaptığı gibi) bir iç dökme yeri değildir. EN azından böyle olmaması gereklidir. Yine de söyledikleriniz üzerinden sorular koymaya çalışırsak ortaya beraber bulacağımız tespitle belki "ortak" olabilir, ne dersiniz? Yani tüm sorduğunuz soruları belirli bir düstur içinde sormak önemli, yoksa bulduğumuz cevaplardan yararlanmayız. Tüm yazdıklarınız bir memnuniyetsizlik çerçevesi çiziyor. Tüm sorularımızı aynı amaç için sorarsak mesela değiştirmek ya da dönüştürmek için ne yapılabilir? Her hangi birini ele alayım bu soru-n-lardan.İnsani bir yaşam nasıl olur? demişsiniz.Nedir? Nasıl şartlarla oluşur? istenen-istenmeyen etkileri? sorunlu noktaları kim tespit edecek? tespit sorunu ortaya koyuyorsa, çözümü ne ortaya koyar? başlıklardan değiştirme nüveleri ayıklamanın yolu nedir? buna gücümüz varmı? bir arada oluş hangi şartlarla mümkündür? artık ortak bir akıl gerekli...
|
|
|
2
|
June 02, 2008 - 12:50 AM
ahmet
|
 |
| |
değiştirilmesi mümkün olmayan bu düzende artık küçük bir ses olarak kalmak istemediğimden midir? nedir? bilmiyorum yazmak geldi içimden zenginlerin zengingin kaldıkları zengin olmayanların zengin olacakları öğrencinin öğrenci kalacağı ve makarna yemye devam edeceği bir düzenden bahsediyorum değişmeyecek ve diyecesinizki sen değiş bunu deniyen birçok kişi tanıyorum dunyadakı omurlerını doldurana kadar ancak tesellli olabilmek için soylenmıs bır yalan bence bu e o zaman çözüm ne diyeceksizniz inanın bede bılmıyorum bilsem burada ne işim var sozun kısası uzakalradan bır ses olabılcegım hevesı ıle yazılmıs bır iç dokmedir bu yazım hepsi buuu otesi yok
|
|
|
3
|
May 28, 2008 - 11:13 AM
gel ütopya
|
 |
| |
(önce aşşağıda ki 3. yazıdan başlayın) Günümüzün mücadele edilmesi gereken, dünyaya ait olan nefis karşıtı olan şey Metadır. Bunun yanında yer alacak bir toplumsal bellek gerçek olabilir mi? Gerçekliği ortalama 80 yıllık kendi yaşamlarınız içerisinde düşünmeyin. Bir karanlık çağ, bir altın çağ yaşamıştır bu insanlık evrimi boyunca. Tüketim toplumunun oluşturduğu geçmiş bin yıllık süreç Roman’ın sürecidir. Kahrolsun su kemerleri, kahrolsun kaldıraçlarınız, kahrolsun tekniğiniz, kahrolsun Roma. Yaşasın hür ve saf insan benliği. Yaşasın geleceğin güzel ortak belleği. Yaşasın Roma’nın ezici sistemleri altında ezilmeyen, insan varlığını ortaya çıkaracak, kıyameti çağıracak bir bilgelik. Gerçek yaşamıyoruz, gerçeği yaşamıyorsak bırakalım gökyüzünden çoşkunca kıyameti çağıralım bitsin bu oyun. Bu oyununuz bitsin.
|
|
|
4
|
May 28, 2008 - 11:06 AM
gel ütopya
|
 |
| |
Deneyimlediğimiz yaşamdan başka bir yaşam ve değer birliktelikleri vardır. Demokrasi dediğimiz yutturmaca egemen kültürün yarattığı bu kent kültürünün dışında kalmak isteyen her bir bireye olanak vermek zorundadır. Hayvanat bahçelerinde hayvanları saklamaya çalışsalar da, sit alanlarında doğayı masa üzerinde ki biblo gibi korumaya çalışsalar da, medeniyet denilen bu merhum kent yaşamını kabul etmeyen zihinlere yaşama imkanını sağlamak zorundaydı. Medeniyet ölmüştür gerisi maskelin yutturulmuş bir şizofreniden başka bir şey değildir. Darhur da insanlar açlıktan toprak pişirip yemektedir, Nişantaşı sokaklarında bize doğru yürüyen her 10 kişiden 6'sı açlık sınırının altındadır. Bize gösterilmeyen rüya, insanların bilerek açlık çektirildikleri, ellerindeki silahlarla oyun oynamayan çocukların buğday peşinde koştukları katliamların barış dünyasıdır. İnsanlık açtır ve geçmişte kalan medeniyet atom bombası bilgisini satan bir dahinin elinde şekillenmiştir. Bunları söylemeyen bir ortak belleğin, bunları söylese dahi o nebze savaşmayan ve yaratım sürecine katılmayan bir bellekten farkı var mıdır, belleklerin bir birinden farkı var mıdır?
Tüketim toplumunu yermek ve eleştirmek sadece günümüz insanınca yapılan bir şey midir? İnanç sistemlerinin nefis dedikleri, dünya mekanına ait olan ile insan mantığının savaşımının işaret ettiği bilgelik değil midir? Devletleri nasıl uyruklar meydana getiriyorsa, topluluğa ait olan en küçük alt birin bireydir. Bireyin sahip olduğu şehvet, hırs ve haz günlük hayatını, yani nefsini belirliyorsa, içsel savaşımı ve kendi yaratımını nasıl olduğunu bilmediğimiz bir alt benlik oluşturmaktadır. İçeriden bizi sesizce izleyen bu alt benlik, iç ses, iç güç, iç tepi, toplumsallaştığı oranda sesi kısılmakta ve varlığı yok olmaktadır. Dinlerin çıkış nedeni de bu sesin baskın olarak gösterilmesi değil midir? Ölüme karşın, hazza karşın adlandırılmamış bir içsel kötülüğe karşın din vardır. Bu gün hangi toplumsal inanç metayı, hazzı yücelt demektedir. Gü...
|
|
|
5
|
May 28, 2008 - 11:04 AM
gel ütopya
|
 |
| |
Kente dair bir orta/ ortalama belliğimiz olabilir mi? Milli mimarlık tarihimiz böyle ortak bir bellek ortaya koyabildi mi? İnanç ve bilgi sistemleri, 20. yy. ütopyaları ve toplumsal değişimler mimarlığımızı ne derece ve nasıl etkiledi. Formun ve planlamanın bireye vaat ettiği ki nasıl oluştuğu ve nedeni bilinmeyen, mutluluğun araştırması kurulu düzenimizde ne zamandan beri vardır? Kent bir fabrikadır. Planlanmış kentler mutlu insanlar yaratır sözü söyleneli bir 100 yıl oldu. Acaba planlanmış zihinler mutluluğu getirebilir mi? Ortak bellek biz mimarlardan daha çok her gün dışarı saldığımız canavar çocuklarımız için mi gereklidir? Kent bir canavar üretim çiftliği halindedir. Bunu duyumsamakta çok zor olmasa gerek. Canavar kimliklerimiz ile mi ortak belleği oluşturacağız? Tüketim toplumu üzerinden yaratılmaya çalışılan bir ortak bellek, var olan liberal değişim ve toplumcu düşünce çatışımını Zaha Hadid paradigmaları yönünde güçlendirecek gibidir. Metropol içinde yeni bir metropol kuracağım diyor Kartal projesi için. Yeni bir metropol yükseltileri ile ve imgesel yolları ile bir imaj ortaya koyuyor. Ortaya koyduğu imaj bir ortak belleğin ürünü değil mi? Kentlerin para üretim, zenginlik üretim ve sömürü ayrımını körükleyecek meta üretim fabrikaları olduğunu söyleyen ortak bir bellek var. Bu ortak belleğin sözcüleri olan kimi mimarlar, kendi ölçeklerini insan üretimi üzerinden değil, kapitalist +1 değer/ürün üzerinden koymaktalar. Ve onlar sentetik bir şekilde ölçeklerinin insan ölçeği olduğunu açıklamaktalar. Gülünç. Beyaz yakalıların, ayakların, ayak takımlarına 60 yaşına kadar yaşayıp, a...sa biriktirir hayatını biriktirir dedirttikleri, o nebzede daha çok tüketecekleri, tükettirilecekleri Patron Mekanlar yaratım sürecidir. Mekanın insan mutluluğu için değil, baronların mutluluğu için kurulacağı günler gelmektedir.
İnsani bir yaşam nasıl olur? Manisa tarzanını, Sinop tarzanını biliyorsunuz, bilmelisiniz. Kimi için deli olan bu insanlara buradan selam çakıyorum...
|
|
| [ilk sayfa] Sayfa = 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ... of 22 [en son sayfa] |
|