
ÇOCUK VE MİMARLIK
Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu’nun toplumla ilişkilenme kapsamında oldukça önemsediği bir etkinlik bütünüdür.
Mayıs 2002’de bir grup mimar, çocuk gelişimci ve heykeltraş tarafından deneme etkinlikleri olarak başlamış ve Temmuz 2002’de UIA Berlin 2002 Kongresi’ne katılımından sonra felsefi tabanını UIA Çocuk ve Mimarlık Çalışma Grubu tarafından yayınlanan “YAPILI ÇEVRE EĞİTİMİ REHBERİ”ne oturtmuştur.
Çalışmanın temel amaçları şöyle sıralanabilir:
- Mimarlığın kendi kurgu ve kavramlarını çocuk diline çevirip onlara anlatmak ve anlattıklarını onlardan geri dinlemek, çocuk sadeliği ile gereksiz ayrıntılardan sıyrılıp mesleğe bakışı yenilemek,
- Algıları henüz şartlanmamış çocukların yaratıcılıklarını teşvik etmek, onlara söz ve eylem hakkı vermek yoluyla çocuk kültürüne ve mimarlık kültürüne katkıda bulunmak,
-Çocuklarda kentlilik bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak,
Çalışmanın başlamasının ardından ilk bir yıl içerisinde gerçekleştirilen çeşitli atölye çalışmaları ve bir hafta süren bir yaz okulunun ardından edinilen birikimler 1000 Mimar 1000 Okulda projesinde somutlanmıştır. Mart 2003’te ilan edilen ve Ekim 2003’te okul buluşmalarına başlanan 1000 Mimar 1000 Okulda Projesi, Ankara merkez ve sekiz ilçesinde uygulanmaktadır. Projenin temel amacı;çocuk kültürü ile mimarlık kültürünü karşılıklı etkileşim içerisine sokarak her iki alanın da gelişmesine olanak sağlayacak verimli bir üretim ve paylaşım ortamını sağlamaktır. Birbirleri için tanımlı kılınan bu iki kültürün ortak üretimi çalışmanın tarafları ve toplum için önemli çıktılar sağlayacaktır. Proje, bu çerçevede, bir dizi buluşmanın birbiriyle örtüşen bir düzen içerisinde gerçekleşmesini öngörmektedir. Bunlar:
1- Mimar- Çocuk Buluşması:
Mimarların kendi kurguladıkları projeler çerçevesinde çocuklarla buluşmaları olarak özetlenebilir. Mimarların, mimarlık öğrencilerinin, çocukların, okul idarelerinin ve öğretmenlerin emek yoğun çalışması ile paylaşımın yoğun, ürünlerin nitelikli olduğu bir ortam elde edilebilmiştir.
2- Mimar – Mimar Buluşması:
Okullarda uygulanacak etkinliklerin kurgusu, uygulama sonrası değerlendirmesi ve uygulama sonrası açılımların oluşturulması süreçlerinde projeye katılan mimarlar ve mimarlık öğrencileri kendi aralarında pek çok toplantı yapmışlardır. Bu toplantılar mimarların mimarlar ile buluşmasına, üretmesine olanak sağlayan atölye çalışmaları olarak ele alınmalıdır.
3- Mimar - Okul Buluşması:
Ülkemizdeki okul binaları çoğunlukla, tip proje politikası ile üretim sürecinde mimarın dışarıda kaldığı, standart, yetersiz mekansal çözümlemelerle hiçbir farklı mekansal talebe karşılık veremeyen yapılardır. Mimarın bu ve benzeri olanaksızlıklar içinde fonksiyonunu yerine getirmeye çalışan okul binalarındaki varlığı önemlidir. Bu sürecin dönüştürülmesi için mimarın söz hakkının olmasının yolu mimarın okullardaki varlığı ile mümkün olabilir.
4- Mimar-Mimarlık Buluşması:
Herhangi bir kavramı çocuk diline çevirerek anlatabilmek o kavramı her ayrıntısı ve açılımı ile özümsemiş olmayı gerektirir. Projeye katılan mimarlar, çocuklara anlatmak üzere ele aldıkları mimarlığın temel kavramlarını tekrar düşünmek, kendi mimarlıkları ile tekrar yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Bu süreçte en popüler sorumuz “Mimarlık nedir?” olmuştur.
5- Mimar – Toplum Buluşması:
Yukarıda anlatılan buluşmalar, toplamda mimarın toplumla buluşmasının, toplumla mimar olarak ilişkilenmesinin süreçlerini farklı yollardan tanımlamaktadır. Proje süresince ortaya çıkan yeni kurumsal ilişkilenmeler meslek grubu olarak mimarları toplumun sivil yapısı içerisinde daha fazla söz sahibi hale getirmektedir.
Örneğin, 1000 Mimar 1000 Okulda Projesi’nde, kurumsal ortağımız Ankara Üniversitesi Çocuk Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden (ÇOKAUM) uzmanlar, okullarda uygulamak istediğimiz projelerin kurgulanması sürecinde mimarlar ve mimarlık öğrencileri ile tek tek ilgilenmişlerdir. Bazı projeleri kendi araştırmalarına konu etmiş, hatta müfredat ve ünite oluşturma konusunda şube ile ortak çalışmalara başlamışlardır. Bu yolla çocuk kültürü alanında faaliyet gösteren ÇOKAUM ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi için ortak bir üretim ortamı oluşturulmuştur.
Bu ortama önemli katkı sağlayan ortak çalışmalardan birisi de, Şubemiz’in ÇOKAUM tarafından düzenlenen 3. Ulusal Çocuk Kültürü Kongresi’nin organizasyonunda ÇOKAUM’a destek olmuş olmasıdır. Şubemiz, kendi ülkesinde çocuklar için mimarlık eğitimi konusunda yıllardır çalışmalar yürüten Mimar Pihla Meskanen’i kongrede bildiri sunmak üzere Ankara’ya davet etmiş ve çocuk ve mimarlık konusunda ülke dışında yapılan çalışmaları eğitim dünyasının gündemine sokmuştur.
1000 Mimar 1000 Okulda Projesi aracılığı ilişkilendiğimiz bir diğer kurum UNICEF’tir. Çalışmalarımızdan haberdar olan UNICEF tarafından MEB ile birlikte yürütmekte oldukları “Çocuk Dostu Okul Projesi”nin danışma kuruluna davet edilen Şubemiz projede önemli görevler almıştır. Yurt çapındaki okulların idari, sosyal, kültürel ve mekansal yapısında çocuk lehine gelişmeler sağlamak olarak özetlenebilecek projenin temel felsefesi katılım üzerine odaklanmaktadır. Okulu çocuk dostu hale getirmek için öğrencilerin, okul idaresinin, ailelerin, sivil toplumun ve kamunun katılımı esas alınmaktadır. Şubemiz bu çerçevede okullar için mekansal değişimi tarif etme görevini üzerine almıştır.
Bu projenin toplantılarında pek çok sivil toplum örgütüne anlatma olanağı bulduğumuz Çocuk ve Mimarlık Çalışmamız ilk etapta Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği(ÇYDD) ve Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı(TEGV) tarafından ilgi ile karşılanmıştır. ÇYDD ile ortak çalışma hemen başlatılmıştır. ÇYDD Sincan’da yürütmekte olduğu Sosyal Riskin Azaltılması Projesi’nin plot uygulamasına şubemizin desteğini istemiştir. Bu konuda bir grup mimarlık öğrencisi ön çalışma yapmaya başlamıştır. Etkinlik uygulamalarının Şubat 2004’te başlaması öngörülmektedir. ÇYDD ile planlanan ortak çalışma çocuk öznesinin ötesinde toplumsal katılım ve kentlilik bilinicinin artırılması hedefinde ilerlemektedir.
Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları’nın, UIA 2005 İstanbul Kongresine kadar sürmesi planmaktadır. Proje’nin kongreye aktarımının çok yönlü olması kurgulanmakta, paralel atölyeler ve sergiler ve bunun yanı sıra çocukların da katılımının olduğu bildirilerin ortama sunulması düşünülmektedir. MEB ‘in ilk ve orta öğretimde uyguladığı müfredatın içerisine tasarım ve mimarlık alanlarının dahil olduğu programların konulmasının sağlanabilmesi ya da en azından bu yönde çabaların arttırılması ise geleceğimiz için ayrı bir önem taşımaktadır. Birikimlerin paylaşımının ve uluslararası kaynakların erişilebilirliğinin sağlanması ise yayın hedefleri olarak belirlenebilir.
Çocuk ve Mimarlık çalışmaları, mimarlığın kendini varetme sürecinin yeniden kurgulanmasını, toplum ile en temelde iletişime geçme yöntemini ve geleceğin kentlerinin ve kentlilerinin şekillendirilmesini barındırır. Bu çalışma aracılığıyla, duyarlı, düşünebilen ve sorgulayabilen, tasarıma ve çevreye değer veren bireylerin kendi özgün fikirleri, yapıtları ve görüşleri ile dünyaya katılabilmeleri için de birkaç adım atılmaktadır. Bu yüzdendir ki; çocuklar için olduğu kadar, mimarlar ve mimarlık ortamı için de değerlidir.
Bu yüzdendir ki; sürekliliği sağlanmalı ve katılımcı-özgün-özgür yapısı korunmalıdır.
İlk tasarımcıya yaklaştıkça, mimarlığa da yaklaştığımız inancıyla...